CİB HABER
Çevre

ABB'nin BAKAP'taki arıcılık merkezinde 2026'nın ilk balı alındı

Giriş: 22 Temmuz 2026 16:28 • Güncelleme: 8 Ekim 2026 06:36 • Ankara

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin BAKAP'taki Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi'nde 2026 yılının ilk bal hasadı, saf Anadolu ırkı arılarla gerçekleştirildi. Yetkililer, çalışmanın gen kaynaklarının korunması ve tarımsal sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu…

ANKARA - BHA

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), biyolojik çeşitliliğin muhafazasını ve üretim süreçlerinin kesintisiz devamını temel ilke olarak kabul eden projelerini kararlılıkla sürdürmektedir.

Ülke genelindeki en geniş tarım kampüsü ve dinlenme alanı niteliğindeki ATA Çiftliği (BAKAP) bünyesinde hizmet veren Arıcılık Araştırma, Üretim ve Eğitim Merkezi'nde, 2026 yılına ait ilk bal toplama işlemi başarıyla tamamlanmıştır.

Sadece bal elde edilmesiyle yetinmeyen bu merkez, bilimsel araştırmalar, sahada eğitim ve teknik danışmanlık faaliyetleri aracılığıyla Ankara'daki arıcılık sektörünün gelişmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu yıl gerçekleştirilen hasadın en dikkat çekici yönü, balın tamamen saf Anadolu ırkına ait arılar tarafından üretilmesi ve tek bir bitki kaynağından elde edilmesidir. Bu süreç, hem ticari bal üretimini mümkün kılmakta hem de saf Anadolu arısının genetik mirasının korunmasını sağlamaktadır.

Toplanan ballardan birinin monoflora, yani tek bir bitkiden elde edilen özel bir tür olduğunu açıklayan ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, 2026 yılının ilk hasadını gerçekleştirmekten duydukları memnuniyeti dile getirirken şu ifadeleri kullandı:

“Bu alanda 50 kovanla başlattığımız çalışmalarımız bugün 150 koloniye ulaşmıştır. Faaliyet gösterdiğimiz arılar saf Anadolu ırkına aittir. Buradaki çalışmalarımızdan biri de mevcut Anadolu ırkının genetik yapısını korumaktır. Larva transferi yaptığımız kovanda, elimizdeki arılardan genetik açıdan en uygun özelliklere sahip ana arıları seçerek kolonimize geri kazandırıyoruz. Bu sayede kolonilerimizin genetik gelişimini, verimliliğini ve gen kaynaklarının korunmasını en üst düzeyde güvence altına almaya gayret ediyoruz. Kısacası bal üretirken gen kaynaklarını da muhafaza ediyoruz. Ayrıca merkezimizde balın dışında propolis, perga ve arı zehri gibi apiterapi ürünleri de üretilmekte ve bu ürünler uygulamalı eğitimlerle çiftçilere aktarılmaktadır.”

İklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Tüzün, saf Anadolu bal arısının yaşadığı bölgeye yüksek adaptasyon kapasitesi sayesinde sürdürülebilir üretimin temel taşlarından biri olduğunu belirtti. Tüzün, “Özellikle içinde bulunduğumuz iklim koşullarındaki anormal değişimler karşısında arıcıların aktif rol alması zorunluluktur. Arı, tarımsal üretim ve biyoçeşitliliğin muhafazası için hayati öneme sahiptir. Bu iklim değişikliği sürecinde mevcut Anadolu ırkıyla uyum sağladık ve biyolojik gen kaynaklarımızı korumak için en önemli araç olarak kullanıyoruz” şeklinde konuştu.

ABB Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, merkezin bünyesinde yalnızca bal üretimi yapılmadığını, elde edilen verilerin arıcılık dergileri, üniversiteler ve üreticilerle paylaşıldığını vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu:

“2026 yılının ilk bal hasadını gerçekleştirdik. 2025 sonbahar ve 2026 bahar dönemlerindeki koloni yönetim takipleri ile uyguladığımız tekniklerin ardından ne ölçüde bal elde ettiğimizi ortaya koyacağız. Bu sezon, uyguladığımız yöntemlerin doğruculuğunu kanıtlayan bir üretim dönemi olacak. Temel amacımız, doğru teknikler çerçevesinde üretilen bal ve polenlerin üniversitelerle iş birliği içinde analiz edilmesi ve saf Anadolu ırkının Ankara koşullarında ne kadar bal ürettiğinin ispatlanmasıdır. Aynı zamanda bu üretim merkezimizin hedefi, yerinde yapılan uygulamaların çiftçilere eğitimler yoluyla aktarılması, onların da bizim edindiğimiz tecrübeleri bizzat gözlemlemesi ve arıcılıkta daha ileri seviyelere ulaşmalarının sağlanmasıdır.”

Kaynak: BHA