ANKARA - BHA
TİMBİR Başkanvekili ve Star Gazetesi yazarı Avukat Cüneyd Altıparmak, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir ile yapay zekâ teknolojileri ve kişisel verilerin korunması üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.
Av. Altıparmak, görüşmede gündelik hayattan hareketle “Bir uygulamaya belge yüklerken neyi paylaşıyoruz?”, “Çocuğumuz bir sohbet botuyla konuşurken ne anlatıyor?” ve “Hakkımızda karar veren bir sistemin karşısında bizim söz hakkımız nerede başlıyor?” sorularını yöneltti.
“Yapay zekâyı konuşurken neden kişisel verilere geliyoruz?”
Altıparmak’ın “Yapay zekâyı konuşurken neden dönüp dolaşıp kişisel verilere geliyoruz?” sorusuna Bilir, yapay zekânın sağlık, eğitim, finans ve işe alım gibi birçok alanda kullanıldığını söyledi.
Bu sistemlerin hız ve verimlilik sağladığını ancak geniş veri kümelerinden yararlandığını belirten Bilir, söz konusu verilerin içerisinde kişisel bilgilerin de bulunabildiğini ifade etti. Bilir, yapay zekânın ekranda ürettiği cevabın yanı sıra bu cevabın arkasındaki veri işleme sürecine de dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.
Kişisel verilerin işlendiği durumlarda kullanılan teknolojinin türünden bağımsız olarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun uygulanacağını belirten Bilir, verilerin hangi amaçla işlendiğinin ve kimlerle paylaşılabileceğinin açıklanması gerektiğini söyledi.
Bilir, kişilerin haklarını kullanabilmesinin ve veri güvenliğinin sağlanmasının önem taşıdığını ifade ederek, yapay zekâya özgü riskleri, denetimi ve sorumlulukları açıklığa kavuşturacak tamamlayıcı düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu da dile getirdi.
“Söylemediklerimiz hakkında da çıkarım yapılabiliyor”
Altıparmak’ın “Ben özel hayatımı paylaşmıyorum, dersem rahat olabilir miyim?” sorusuna Bilir, meselenin yalnızca kişilerin gönüllü olarak paylaştıkları bilgilerle sınırlı olmadığını belirterek cevap verdi.
Farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin birleştirilebildiğini söyleyen Bilir, tek başına kişiyi tanımlamayan veri parçalarının bir araya geldiğinde kişinin kimliğini görünür hale getirebileceğini ifade etti.
Bilir, doğrudan paylaşılmayan bilgiler hakkında da çıkarım yapılabildiğini belirterek, gereğinden fazla veri toplanması, bilgilerin başka amaçlarla kullanılması ve kişiler hakkında kapsamlı profiller oluşturulmasının dikkat edilmesi gereken riskler arasında bulunduğunu söyledi.
Bazı yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılan kişisel bilgilerin üretilen cevaplarda açığa çıkabileceğini de ifade eden Bilir, bu nedenle yalnızca sisteme giren verilerin değil, sistemden çıkan bilgilerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Otomatik kararlara itiraz hakkı
Altıparmak, görüşmede yapay zekânın iş başvurularında kullanılmasını da gündeme getirdi. “Başvurum reddedildi, kararı otomatik bir sistem verdi. Bana kalan sonucu kabullenmek mi?” sorusunu yöneltti.
Bilir, bu noktada Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11’inci maddesine dikkat çekti. Kişinin verilerinin yalnızca otomatik sistemlerle analiz edilmesi sonucunda aleyhine bir sonuç doğması halinde itiraz hakkının bulunduğunu söyledi.
Kullanılan verilerin hatalı, eksik veya önyargılı olması halinde bu durumun sonuçlara da yansıyabileceğini belirten Bilir, sistemin nasıl değerlendirme yaptığının anlaşılmasının ve ortaya çıkan sonucun sorgulanabilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Bilir, kredi başvuruları ve sigortacılıkta da benzer otomatik değerlendirme süreçleriyle karşılaşılabildiğini anlattı.
“Mahremiyet tasarım aşamasında düşünülmeli”
Altıparmak’ın “Önlemi ne zaman alacağız, sorun ortaya çıktıktan sonra mı?” sorusuna Bilir, mahremiyetin sistemin tasarım aşamasında düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Öncelikle hangi verilerin gerçekten gerekli olduğunun belirlenmesi gerektiğini ifade eden Bilir, kullanıcıların korunmak için ayrıca bir ayar değiştirmek zorunda kalmayacağı sistemlerin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Verilerin model geliştirmek amacıyla kullanılmasına ilişkin tercihin başlangıçta kapalı olarak sunulabilmesini örnek gösteren Bilir, “tasarımdan itibaren mahremiyet” ve “varsayılan olarak mahremiyet” yaklaşımlarına işaret etti.
Çocuklara yapay zekâ kullanımında ebeveyn rehberliği
Görüşmede çocukların yapay zekâ kullanımı da ele alındı.
Bilir, çocukların yapay zekâdan tamamen uzak tutulması yerine yaşa uygun kullanım ve ebeveyn rehberliğinin önem taşıdığını belirtti.
Kullanılan uygulamanın bilinmesi, gizlilik koşullarının ve ebeveyn kontrolü seçeneklerinin incelenmesi gerektiğini söyleyen Bilir, çocuklara ad, adres, okul ve telefon gibi kişisel bilgilerini paylaşmamalarının anlatılması gerektiğini ifade etti.
Bilir ayrıca çocukların yapay zekâ tarafından verilen her cevabın doğru olmayabileceğini bilmeleri gerektiğini söyledi.
“Gölge yapay zekâ” nedir?
Altıparmak, işyerlerinde çalışanların kurumun bilgisi veya kontrolü dışında yapay zekâ araçlarını kullanmasını ifade eden “gölge yapay zekâ” kavramını...