CİB HABER
Yerel Gündem

Ayten Rehimova: Azerbaycan müziğinin tarihi ve kültürel kökenleri

Giriş: 17 Ağustos 2026 15:17 • Güncelleme: 17 Eylül 2026 01:39

Seda Müzik Kursu Başkanı Ayten Rehimova, Azerbaycan müziğinin tarihsel gelişimini, makamlarını ve geleneksel enstrümanlarını kapsamlı bir yazıda ele aldı.

ANKARA - BHA

Seda Müzik Kursu’nun kurucu başkanı ve müzik eğitmeni Ayten Rehimova, kaleme aldığı "Azerbaycan Müziğinin Tarihi ve Kültürü" başlıklı yazıda bu zengin mirası detaylı biçimde inceledi.

Yazıda, Azerbaycan Türkçesinde "Azərbaycan musiqisi" olarak adlandırılan bu sanat formunun, Azerbaycan halkının müzikal kimliğini yansıttığı belirtildi. Metne göre bu müzik geleneği, 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar ağırlıklı olarak sözlü kültür düzeyinde var oldu. Halkın günlük yaşamındaki yaratıcı süreçlerden beslenen bu sanat, zamanla profesyonel sanatın karakteristik özelliklerini de bünyesinde barındırdı. Özellikle Muğam geleneği ve Aşık edebiyatı, bu dönüşümün en belirgin örnekleri olarak öne çıktı.

Azerbaycan müziğine dair en erken kayıtlar, arkeolojik araştırmalarda gün yüzüne çıkan buluntulardan elde edildi. Bunlar arasında, M.Ö. XVIII ile III. binyıllara tarihlenen Gobustan ve M.Ö. III ile I. binyıllara ait Gemikaya kaya resimleri yer alıyor. Orta Çağ’ın müzikal yaşamı, o dönemin müzik türleri ve kullanılan enstrümanlar hakkında zengin detaylar, VII. yüzyıla tarihlenen "Kitabi-Dede Korkut" eserinin yanı sıra Nizâmî-i Gencevî ve Muhammed Fuzûlî’nin yapıtlarında işleniyor. Ayrıca, Safiyeddin Urmevi (XIII. yüzyıl), Abdülkadir Meragi (XIV. yüzyıl), Mirzebey (XVII. yüzyıl) ve Mir Möhsün Nevvab (XIX. yüzyıl) gibi Azerbaycan’ın önde gelen düşünürlerinin risaleleri, Orta Çağ müzik kültürünün ve icra sanatının ulaştığı yüksek seviyeyi ortaya koyarken, bu müziğin teorik altyapısını da sağlamıştır.

Azerbaycan halk müziğinin yapıtaşlarından biri, düğün ve yas törenlerinde seslendirilen ağıt ve mersiye türündeki şarkılardır. Tür bakımından son derece geniş bir yelpaze sunan bu müzik, şarkı, dans, aşık sanatı ve muğam gibi başlıca dallara ayrılır. Tıpkı şarkılarda olduğu gibi, danslarda da icracıların iç dünyasındaki duygusal durumlar yansıtılır. Kadın dansları genelde sakin, zarif ve lirik bir karakter taşırken (örneğin Vağzalı, Uzundere), erkek dansları ise canlı, güçlü ve coşkulu bir enerjiyle öne çıkar (örneğin Gazahlar, Gaytağı, Hançobanı). Halk danslarının büyük çoğunluğu solo olarak icra edilse de, halay, yallı, yordu-yordu ve cengi gibi çift veya grup dansları da geleneksel repertuvarın önemli parçalarıdır.

Bu müzikal gelenekte yedi ana makam kullanılmaktadır: Rast, Şur, özellikle yaygın olan Segâh, Şüşter, Bayatı-Şiraz, Çargâh ve Hümayun. Her birinin kendine özgü bir duygusal rengi ve melodik yapısı mevcuttur. Kahramanlık ve cesaret temalı danslar için Rast makamı ön plana çıkarken, kadın danslarında daha çok Segâh ve Şur makamları tercih edilir.

Besteci Üzeyir Hacıbeyov, "Azerbaycan Halk Müziğinin Temelleri" adlı çalışmasında ritmik yapıya ilişkin şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"Ritim yapısı açısından Azerbaycan halk müziği, net bir metrik ölçüye sahip olan müzikler ve ölçüsüz müzikler olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır. Belirgin ölçülü formüller; halk şarkıları, tüm halk dansı türleri, tesnifler (vokal eserler) ve rengler (enstrümantal eserler) tarafından temsil edilir. Bu formlarda sıkça karşılaşılan ölçüler 6/4, 4/4, 3/4, 2/4, 4/8, 6/8 ve 3/8'dir. Doğu toplumlarının müziklerinde görülen 7/8 veya 5/4 gibi ölçüler, Azerbaycan müziğinde tamamen yok denecek kadar azdır. Özellikle 4/4 ölçüsü, 2/4'e kıyasla Azerbaycan müziği için daha karakteristik bir yapı taşır."

Azerbaycan müziğinin ayırt edici bir diğer özelliği de mikrotonal yapıya sahip olmasıdır; bu sistemde oktav içinde 17 farklı basamak bulunur. Halk müziğinde kullanılan enstrümanlar büyük bir çeşitlilik arz eder. Nefesli çalgılar arasında Tütek, Balaban ve Zurna; telli çalgılar arasında Tar, Saz (Cura Saz, Büyük Saz ve Goltuk Saz çeşitleri), Ud ve Kanun; yaylı çalgılar arasında Kemençe; vurmalı çalgılar arasında ise Def, Nağara ve Goşa Nağara sayılabilir.

11 telli Azerbaycan Tar’ının mucidi, 19. yüzyılda yaşamış ve "Tar’ın Babası" unvanıyla anılan müzisyen ve tasarımcı Sadıkcan’dır. 4 Ekim 1920 tarihli bir kararla, "ASRİ’nin tüm proletarya örgütlerinin müzikal eğitimini genişletmek ve sistematik olarak yaymak" amacıyla müzik aletleri millileştirilerek Halk Komiserleri Konseyi’nin idaresindeki devlet malı statüsüne kavuşturulmuştur. 1 Mayıs 1932’de besteci Üzeyir Hacıbeyov, Said Rüstemov adına ilk notalı Azerbaycan halk çalgıları orkestrasını kurmuştur. Ocak 2000’de ise Azerbaycan Devlet Filarmonisi çatısında Azerbaycan Devlet Halk Çalgıları Orkestrası teşkilatlandırılmıştır. 5 Aralık 2012 tarihinde Azerbaycan Tar’ı icra sanatı, UNESCO’nun somut olmayan kültürel miras listesine alınmıştır.

Kaynak: BHA