CİB HABER
Yerel Gündem

Bahçeli’den Libya mutabakatı değerlendirmesi

Giriş: 23 Ekim 2026 17:51 • Güncelleme: 23 Ekim 2026 18:05

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MYK-MDK ve milletvekillerinin ortak toplantısının ardından yaptığı açıklamada, partisinin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirileceğini duyurdu. Bahçeli, Doğu Akdeniz, Libya ile yapılan deniz yetki alanları…

Yalçın ÇELİK-ANKARA

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleri ve milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilen ortak toplantının ardından açıklama yaptı. Türkiye’nin siyasi ve jeopolitik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, MHP’nin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın 7 Şubat 2027 Pazar günü yapılacağını bildirdi.

Bahçeli, açıklamasında Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ve Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine de değindi.

Bahçeli’nin açıklamasının tamamı şöyle:

“Milliyetçi Hareket Partisi, köklü tarihinden aldığı güç, zamanla edinmiş olduğu önemli tecrübelerle ile milletinden aldığı emanete duyduğu sarsılmaz sorumlulukla, Türkiye’nin geleceğine yürüyüşünü kararlılıkla sürdürmektedir.

15.Olağan Kongre süreci için, İl ve ilçe kongrelerimizi büyük bir olgunluk, birlik ve kardeşlik iklimi içerisinde tamamlamış bulunuyoruz.

22 Ekim tarihinde gerçekleştirilen İl Başkanları Toplantımızın ardından, bugün Merkez Yönetim Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerimizin ve Milletvekillerimizin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz toplantıda; ülkemizde ve bölgemizde meydana gelen siyasi, sosyal ve jeopolitik gelişmeler bütün yönleriyle ele alınmış, Türkiye’nin önündeki fırsatlar ve karşı karşıya bulunduğu meseleler kapsamlı biçimde değerlendirilmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi, tarih boyunca taşıdığı milli sorumluluğun şuuruyla, dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin bekasını, milletimizin huzur ve refahını, devletimizin bağımsızlığını ve Türk dünyasının birlik ve dirliğini temel mesele olarak görmektedir.

Bizim yürüyüşümüz, aziz milletimizin iradesinden beslenen, Türk milletinin tarihinden güç alan ve Türkiye’nin geleceğine yönelen kutlu bir yürüyüştür.

Milliyetçi Hareket Partisi, milleti tarafından kendisine tevdi edilen sorumluluğun gereğini yerine getirmekten hiçbir şart altında geri durmayacaktır.

Türkiye’nin önündeki her türlü engelin aşılması, milli birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendirilmesi, ülkemizin bölgesel ve küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması ve Türk dünyasının ortak geleceğinin inşası için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de milletinin emrinde, Türkiye’nin hizmetinde ve Türk milletinin istikbalinin yanındadır.

Bu anlayış ve sorumlulukla, Partimizin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır.

Bu kutlu yürüyüşün önümüzdeki dönemde üstleneceği sorumlulukları ve Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu meseleleri değerlendirirken, millî irademizi, devletimizin bekasını ve milletimizin istikbalini ilgilendiren gelişmeleri bütün yönleriyle ele almaktayız.

Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki komşuları ve yakın çevresi üzerinden çok yönlü bir stratejik kuşatmaya maruz bırakılmak istendiğini dikkatle takip ediyoruz.

Doğu Akdeniz’den Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’dan Kafkasya’ya ve Türkistan’a uzanan geniş jeopolitik sahada yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin milli güvenliğini, egemenlik haklarını ve bölgesel sorumluluklarını doğrudan ilgilendirmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, güçlü devlet geleneği, kurumsal hafızası ve devlet tecrübesiyle karşı karşıya bulunduğu gelişmeleri bütün boyutlarıyla değerlendirmekte ihtiyaç duyulan tedbirleri zamanında almakta, milli menfaatlerini koruma iradesini kararlılıkla ortaya koymaktadır.

Türkiye’yi kendi coğrafyasında edilgen bir konuma sürüklemek, hareket alanını daraltmak ve bölgesel gelişmelerin dışında tutmak isteyen hesaplar, devletimizin tarihi birikimini ve milletimizin iradesini hesaba katmak zorundadır.

Bizim coğrafyamızla kurduğumuz bağ, yalnızca haritalarla ve sınırlarla açıklanabilecek bir bağ değildir.

Son günlerde; Mekke Antlaşması ile başlayan, Bedir Mutabakatı ile taçlanan tarihi yürüyüşümüz; inancımızın, dayanışma anlayışımızın ve medeniyet tasavvurumuzun gönül coğrafyamızdaki sorumluluğuna işaret etmektedir.

Bu tarihi mirasın yüklediği vazife, milletimizin iradesinden alınan yetkiler ve devletimizin imkânları çerçevesinde, uluslararası hukukun ve meşruiyetin gerekleri gözetilerek yerine getirilmektedir.

Türkiye, ihtiyaç duyulan her durumda kendi güvenliğini koruyacak, milli haklarını savunacak ve bölgesel istikrarın tesisine katkı sunacak güçlü bir iradeye sahiptir.

Öte yandan; Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hakları ve bölgesel iş birliği bakımından önemli bir gelişmedir.

Bu gelişmenin bazı çevrelerde rahatsızlık meydana getirmesi, Doğu Akdeniz’deki çıkar mücadelelerinin ve nüfuz hesaplarının mahiyetini bir kez daha ortaya koymuştur.

Türkiye, uluslararası hukuktan doğan haklarını korumakta, deniz yetki alanlarındaki meşru menfaatlerini savunmakta ve kendi geleceği h...

Kaynak: BHA