ANKARA - BHA
Tunceli ili sınırları içerisinde, Ocak 2020’nin başından itibaren akıbeti bilinmeyen Munzur Üniversitesi bünyesinde eğitim gören Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen adli süreçte kritik bir dönem yaşanıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, söz konusu soruşturmanın nihai sonucuna henüz ulaşılmadığını vurgulayarak, mevcut delil durumuna göre Doku’nun bedeninin farklı noktalara taşınmış olabileceği ve kimyasal maddeler aracılığıyla tamamen imha edilmiş olabileceğine işaret eden ifadelerin dosyada yer aldığını kamuoyuyla paylaştı.
"Cenazeye ulaşım öncelikli hedefimiz"
Bakan Gürlek, İstanbul’daki Çağlayan Adalet Sarayı’nda basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği görüşmede, Gülistan Doku davasına dair güncel durumu masaya yatırdı. Dosyada kayda değer mesafeler alındığını ancak sürecin tamamlanmış sayılmasının şu an için mümkün olmadığını dile getiren Gürlek, son dönemde firari statüsündeki şüpheli Umut Altaş’ın da ifade sürecinin tamamlanmış olduğunu aktardı.
Gürlek, Doku’nun bedenine erişimin soruşturmanın en kritik başlıklarından biri olduğunu hatırlatarak, dosyadaki tanık beyanlarında cenazenin birden fazla kez yer değiştirmiş olabileceğine dair iddiaların öne çıktığını belirtti.
Bakan Gürlek, "En güncel bilgilere göre Pertek yolu üzerindeki bir konuma götürüldüğüne dair beyanlar mevcut. Aynı zamanda kimyasal maddelerin kullanılması suretiyle cenazenin tamamen yok edilmiş olma olasılığı da masada. Bu doğrultuda çeşitli iddialar ortaya konuldu" şeklinde konuştu.
Gürlek, ilk önceliklerinin Doku’nun naaşını bulmak olduğunu vurgulayarak, bu adımın ailenin evlatlarının mezarı başında ibadet edebilmesi açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.
Soruşturma kapsamı 2026 itibarıyla genişletildi
Gülistan Doku dosyası, uzun bir süre kayıp vakası kriterleri çerçevesinde yürütülen arama faaliyetlerinin ardından, 2025 ve 2026 yıllarında gün yüzüne çıkan yeni bulgularla farklı bir boyuta taşındı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı yeniden incelemeye almasıyla birlikte teknik analizler, CCTV kayıtları, cep telefonu ve baz istasyonu verileri ile daha önce değerlendirilmediği belirtilen deliller üzerinde yoğun çalışmalar gerçekleştirildi. Mayıs 2026 tarihinde TRT Haber, soruşturmanın "kasten öldürme" şüphesi ekseninde yeniden yapılandırıldığını ve bu amaçla özel bir JASAT ekibinin oluşturulduğunu kamuoyuna duyurdu.
Nisan ayında ise aralarında Doku’nun eski partneri Zeinal Abakarov’un, o dönemki Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlunun ve çeşitli kamu çalışanlarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında gözaltı kararı uygulandı. Eski Vali Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklama kararı çıkarıldı.
Su altı aramalarına dair yeni iddialar
Soruşturmanın ilerleyen evrelerinde, Doku’nun kaybolduğu tarihlerde Uzunçayır Baraj Gölü’nde icra edilen su altı taramaları da yeniden incelenmeye alındı.
Ağustos ayında, arama operasyonlarında görev yapan bazı dalgıçların daha önce raporlamadıkları kayıtlar ve buldukları öne sürülen bazı materyaller soruşturma kapsamına girdi. Bu doğrultuda iki dalgıç, "suç delillerini gizleme" suçlamasıyla cezaevine gönderildi.
Aynı dönemdeki beşinci dalga operasyonunda ise 10 kişi hakkında gözaltı işlemi yapıldı. Adalet Bakanı Gürlek, bu operasyon kapsamında dalgıç defterindeki kayıtlar ile resmi arama tutanaklarının tutarlılık göstermediğinin ve bazı kişisel eşyaların intihar izlenimi yaratmak amacıyla sonradan suya bırakılmış olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığının resmiyet kazandığını bildirdi.
Ağustos ayı sonundaki operasyonun ardından bir dalgıç polis tutuklanırken, iki şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Eylül ayının başında ise soruşturma kapsamında yeni tutuklama ve ifade alma işlemleri devam etti; Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov da tutuklu bulunduğu cezaevinden Tunceli’ye sevk edilerek yaklaşık dört saatlik bir ifade süreci geçirdi.
Gülistan Doku 5 Ocak 2020’de kayboldu
Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020’de kendisinden haber alınamaması üzerine ailesi ertesi gün kayıp başvurusunda bulundu.
İlk incelemelerde Doku’nun şehir içi minibüsüne bindiği tespit edildi ancak araçtan nerede indiği belirlenemedi. Telefon sinyalinin Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde alınması üzerine bölgede geniş kapsamlı su altı ve kara aramaları başlatıldı.
Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov da soruşturmanın ilk dönemlerinden itibaren dosyada adı geçen kişiler arasında yer aldı. 2020 yılında incelenen bazı kamera görüntülerinde Doku ile Abakarov’un kaybolmadan önce görüştüğü tespit edilmiş, görüntülere ilişkin bilirkişi incelemeleri yapılmıştı.
Arama çalışmalarında sonuç alınamadı
Uzunçayır Baraj Gölü'nde aylar boyunca sürdürülen aramalarda Doku’ya ait herhangi bir ize ulaşılamadı. Daha sonraki yıllarda dosyada bulunan kamera kayıtları, dijital veriler ve diğer deliller yeniden incelendi.
2025 yılı sonlarında soruşturma dosyasına yaklaşık 700 saatlik KGYS ve iş yeri güvenlik kamerası görüntülerinin eklendiği bildirildi. Bu kayıtların yeniden incelenmesiyle olay günü ve öncesindeki hareketliliğin daha ayrıntılı şekilde araştırıldığı aktarıldı.
Soruşturmanın 2026 yılında genişlemesiyle birlikte yalnızca Doku’nun başına ne geldiği değil, ilk soruşturma sürecinde delillerin gerektiği şekilde toplunup toplanmadığı da mercek altına alındı. Yeni evrelerde, olayın aydınlatılması için tüm teknik ve tanık beyanları yeniden değerlendirilmeye alındı. Bu kapsamda, önceki süreçte gözden kaçırılmış olabilecek detayların, güncel teknolojik imkânlar ve genişletilmiş yetki alanı sayesinde yeniden işlendiği kaydedildi. Soruşturma ekibi, her bir delilin bütünlüğünü koruyarak, olası delil karartma girişimlerine karşı da titiz bir çalışma yürüttü. Bu süreçte, dijital verilerin analizinden fiziksel kanıtların tespitiye kadar geniş bir yelpazede çalışmalar sürdürülerek, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması hedeflendi. Hukuki süreç, toplumsal beklentileri karşılamak ve adaletin tecelli etmesini sağlamak amacıyla titizlikle ilerletiliyor.