Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ek yerleştirme işlemleri 17 Eylül tarihinden itibaren başlatıldı. 21 Eylül’e kadar sürecek olan bu tercih döneminde, adayların ilgi gösterdiği eğitim programlarına dair yapılan değerlendirmeler gündemdeki yerini koruyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin dekanı olan Prof. Dr. Ergün Yücel, meslek eğitimi sürecinde yalnızca teorik bilginin tek başına yeterli olmadığını dile getirdi. Yücel, öğrencilerin mezuniyete hazırlanırken gerçek hasta vakaları, klinik ortam, dijital teknolojiler ve yapay zekâ destekli sistemlerin entegrasyonuyla yetkinlik kazandığını aktardı.
Teorik bilginin sahada test edilmesi
Diş hekimliğinin salt derslik ortamında öğrenilemeyecek bir disiplin olduğuna dikkat çeken Yücel, akademisyenlerin gözetiminde gerçek hasta deneyimi kazanmanın mesleki gelişim için hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu yaklaşımın, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini artırmada kritik bir rol oynadığını belirtti.
SGK anlaşması vaka çeşitliliğini artırıyor
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi’nin eğitim sürecine sunduğu katkının büyük olduğunu ifade eden Yücel, özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yapılan anlaşmanın, hasta sayısını ve vaka çeşitliliğini artırarak öğrencilere önemli avantajlar sağladığını kaydetti. Yücel, bu durumun öğrencilerin farklı yaş gruplarından ve çeşitli klinik tablolardan oluşan geniş bir yelpazede vakalarla karşılaşmasını mümkün kıldığını açıkladı.
Fiziksel altyapının sağladığı kolaylık
Fakültenin fiziksel düzeninin eğitim kalitesini artıran unsurlar arasında yer aldığını belirten Yücel, Diş Hastanesi, uygulama klinikleri, preklinik laboratuvarları ve dersliklerin tek bir çatı altında toplanmasının, teori ile pratiğin aynı gün içinde birleştirilmesine olanak tanıdığını söyledi. Preklinik laboratuvarlarının el becerisi ve uygulama yetkinliği kazandırmada belirleyici olduğunu aktaran Yücel, öğrencilerin gerçek hastalarla temas kurmadan önce mesleki becerilerini bu ortamlarda geliştirdiklerini ifade etti.
Geleceğin beklentileri
Diş hekimliğindeki dijital dönüşümün eğitim modelini derinden etkilediğini vurgulayan Yücel, geleceğin hekimlerinin yalnızca klasik klinik becerilere değil, dijital sistemler ve yapay zekâ konularında da yetkin olması gerektiğini belirtti.
Yücel, dijital sistemleri etkin kullanabilen öğrencilerin mezuniyet sonrası mesleğe daha hızlı adapte olduğunu, yapay zekâ destekli uygulamaların ise özellikle erken teşhis süreçlerinde hekimlere önemli katkılar sunduğunu anlattı.
Bilimsel üretimin teşvik edilmesi
Öğrencilerin sadece bilgi tüketen değil, aynı zamanda bilgi üreten bireyler haline gelmesinin temel hedef olduğunu açıklayan Yücel, proje temelli öğrenci kongreleri, ulusal ve uluslararası bilimsel etkinlikler ile araştırma çalışmalarının aktif olarak desteklendiğini söyledi.
Mezuniyet sonrası süreç
Mezuniyet sonrası uzmanlaşma sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Yücel, fakülte bünyesindeki Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı (DUS) kontenjanlarının açılmış olmasının öğrenciler için önemli bir fırsat ve avantaj oluşturduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Ergün Yücel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Teknoloji ne denli gelişirse gelişsin, diş hekimliğinin odağında her zaman insan bulunuyor. Hastayla kurulan iletişim, güven ve empati mesleğin en temel unsurlarıdır. Öğrencilerimizin güçlü bir klinik deneyime sahip, dijital teknolojileri etkin kullanabilen, bilimsel gelişmeleri yakından takip eden ve aynı zamanda hastasını derinden anlayan hekimler olarak mezun olmalarını büyük önemsiyoruz.”