CİB HABER
Gündem

MSB: Baykar başarıları, İsrail eleştirisi ve SDG yalanı

Giriş: 3 Eylül 2026 14:49 • Güncelleme: 10 Ekim 2026 13:31

MSB, Baykar'ın savunma araçlarını övdü, İsrail'in tutumunu sert eleştirdi ve SDG'ye dair iddiaları yalanladı.

İstanbul’da Özdemir Bayraktar Millî Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirilen Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda, Tuğamiral Zeki Aktürk önemli değerlendirmelerde bulundu. Aktürk, Baykar’ın üst düzey mühendislik yetkinliği, kapsamlı araştırma-geliştirme altyapısı ve yenilikçi vizyonunun, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin keşif, gözetleme, istihbarat ve taarruz yeteneklerine sağladığı katkının büyüklüğünü vurguladı.

Açıklamada, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi ürünleri arasında yer alan çeşitli sistemlerin detayları paylaşıldı. Bu kapsamda; tam otonom uçuş ve hassas saldırı kapasitesiyle 1 milyon 250 bin uçuş saatini aşan Bayraktar TB2’nin başarısı öne çıkarıldı. AKINCI’nın hava operasyonlarının ötesinde, denizaltı savunma ve su üstü harp görevlerini de etkin biçimde yürütebildiği aktarıldı. Kısa pistli gemilerden tam otonom iniş ve kalkış yapabilen Bayraktar TB3’ün yetenekleri ile dünyada görüş ötesi hava-hava füzeleri kullanan ilk insansız savaş uçağı konumundaki KIZILELMA’nın öncü rolü belirtildi. Tam otonom dikey iniş-kalkış özelliğine sahip Bayraktar KALKAN DİHA ile yapay zeka destekli hassas vuruş kabiliyetine sahip KEMANKEŞ 1 ve 2 mini akıllı seyir füzeleri de listelendi. Sürü otonomisi yeteneğine sahip K2 Kamikaze İHA’nın yanı sıra Mızrak ve Sivrisinek Akıllı Dolanan Mühimmatlar ile Bayraktar Mini İHA ve yeni nesil insansız sistemlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına yönelik geliştirildiği kaydedildi.

Toplantıda Orta Doğu’daki son gelişmelere ilişkin değerlendirmeler de yapıldı. İsrail yönetiminin bölgeyi çatışma alanına dönüştürme hedefi taşıyan yayılmacı ve saldırgan politikasını sürdürdüğü ifade edildi. İsrail’in Suriye ve Lübnan’ın toprak bütünlüğüne aykırı askerî faaliyetlerine devam ettiği, Filistin’deki yasa dışı yerleşimci terörünü desteklediği ve Kudüs’teki kutsal mekânların tarihî ile hukuki statüsünü zedeleyen provokatif eylemlerini sürdürdüğü dile getirildi. Türkiye’nin bölgede barış ve istikrar için çabalarını kararlılıkla sürdüreceği, uluslararası toplumun ise bu tutuma karşı somut ve etkili önlemler alma sorumluluğu taşıdığı vurgulandı. İsrail’in saldırılarının yalnızca bölgesel değil, küresel istikrar ve güvenliğe de zarar vererek, bölge halkının uluslararası hukuka olan güvenini her geçen gün daha da zedelediği belirtildi.

Açıklamanın devamında, Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafazası ve “tek devlet, tek ordu” ilkesinin pekiştirilmesi amacıyla yürütülen fesih sürecinin dikkatle izlendiği duyuruldu. SDG’ye bağlı yabancı unsurların Suriye’den ayrılacağı ve bir kısmının Türkiye’ye geçeceği yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğu net biçimde ifade edildi. Vatandaşlardan, resmi kurumların açıklamaları dışında dolaşan haber ve yorumlara itibar etmemeleri istendi.

Kaynak: IGF HABER