ANKARA – BHA
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye topraklarında yaşanan son gelişmeler hakkında kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Bakanlık Sözcüsü ve Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye'nin Suriye'nin güvenlik ve istikrar düzeyini artırmaya yönelik desteğini kesintisiz olarak sürdüreceğini kamuoyuna duyurdu.
Aktürk, Türkiye'nin sunduğu katkının sadece savunma ve güvenlik boyutuyla sınırlı kalmadığını vurgulayarak, Suriye'nin devlet kurumlarının kapasitesinin artırılması ile ülke halkının huzur ve refahının sağlanması amacıyla yürütülen projelerin de devam edeceğini aktardı.
“Tek devlet, tek ordu” ilkesi
Yapılan açıklamalarda, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve ulusal birliğinin korunmasına verilen önem dikkat çekti.
Türkiye'nin, Suriye'nin kendi savunma ve güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi sürecinde aktif rol almaya devam edeceği kaydedilirken, bu çalışmaların “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi ve ülkenin toprak bütünlüğü gözetilerek sürdürülmesinin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
Askeri eğitim ve kapasite artırımı
Türkiye'nin Suriye'ye yönelik destek politikasının önemli bir boyutunu askeri eğitim ve kapasite geliştirme çalışmaları oluşturuyor.
Daha önce MSB tarafından yapılan bilgilendirmelerde, Suriye ordusunun yeniden yapılanma sürecine destek sağlandığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde eğitim programları uygulandığı hatırlatıldı. Bu çerçevede Suriye ordusu, EFES-2026 Tatbikatı'na da katılım sağlamıştı.
Türkiye'nin bu girişimlerle Suriye'nin kendi savunma potansiyelini yükseltmesine ve güvenlik kurumlarının güçlenmesine katkıda bulunması amaçlanıyor.
Bölgesel barışa katkı
MSB, Suriye'nin güvenlik durumunun yalnızca söz konusu ülke için değil, tüm bölgenin genel istikrarı açısından da hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Tuğamiral Aktürk, Türkiye'nin Suriye'nin güvenlik ve istikrarının pekiştirilmesine, kurumsal altyapısının iyileştirilmesine ve Suriye halkının huzur ile refahına yönelik desteğini kararlılıkla sürdüreceğini yineledi.
Bakanlık, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünün korunması yönündeki tutumunu da sürdürüyor.