CİB HABER
Yerel Gündem

Mudanya'da 2026-2027 Adli Yılı Açılışı: Hız Yerine Hakkaniyet

Giriş: 1 Eylül 2026 20:38 • Güncelleme: 7 Ekim 2026 21:33

Mudanya Adliyesi'nde 2026-2027 adli yılı törenle açıldı. Başsavcılık, yargı süreçlerinde hızın adaletin yerine geçemeyeceğini ve itimadın önemini vurguladı.

BURSA - BHA / GÖKÇİN ÖDÜL

Mudanya Adliyesi'nde 2026-2027 Adli Yılı'nın resmen başlaması vesilesiyle düzenlenen açılış programı, ilçedeki merkezi ve yerel yöneticiler ile yargı camiasını bir araya getirdi. Toplantıya Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, Mudanya İlçe Millî Eğitim Müdürü Suat Topal, İlçe Jandarma Komutanı Veli Türk, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci ve Sahil Güvenlik Mudanya Karakol Komutanı Ulvi Güneş iştirak etti. Ayrıca ilçede görev yapan cumhuriyet savcıları, hâkimler, avukatlar ve adliye personeli de etkinliğe katılarak yeni adli yılın ilk gününde buluştu.

Program kapsamında kürsüye davet edilen Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, adalet kavramının sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirdi. Akdeniz, adaletin sadece mahkeme salonlarında inceleme altına alınan davalar ve verilen nihai kararlardan ibaret olmadığını detaylıca anlattı. Başsavcı, hukuk düzenine ve adalet mekanizmasına duyulan güvenin, toplumun düzeninin ayakta kalmasını sağlayan en temel yapı taşlarından biri olduğunu özellikle vurguladı.

Akdeniz, bir toplumun geleceğini huzur ve güvenlik ortamı içinde şekillendirebilmesinin en kritik ön koşullarından birinin, vatandaşların hukuk sistemine duyduğu sarsılmaz güven olduğunu dile getirdi. Bu güvenin, toplumsal istikrarın teminatı niteliğinde olduğunu ifade etti.

“Adalet, devlet ile millet arasındaki en sağlam bağlardan biri”

Başsavcı Akdeniz, adaletin, devlet ile halk arasındaki güven ilişkisinin en temel unsurlarından biri olduğunu hatırlatarak, hukuk devleti kavramının anlamını yeniden yorumladı. Hukuk devletinin, yalnızca devletin belirli kurallar ve mevzuatlar çerçevesinde idare edilmesi anlamına gelmediğini savundu. Aksine, hukukun her birey için öngörülebilir, erişimi kolay ve hakları güvence altına alan bir düzen oluşturması gerektiğini belirtti. Ayrıca devletin elindeki yetkileri yalnızca hukuk sınırları içinde kullanmasının, sistemin meşruiyeti açısından taşıdığı öneme işaret etti.

Konuşmasının bu bölümünde Akdeniz, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Adalet, yalnızca ihtilafları halleden bir mekanizma değil, devlet ile millet arasındaki en sağlam rabıtalardan biri, itimadın, içtimaî huzurun ve müşterek hayatın temel direğidir.”

Hukuk devletinin temellerinde insan hakları ve insan onurunun korunmasının yattığını hatırlatan Akdeniz, kamu gücünün kanunlarla çizilmiş sınırlar dahilinde kullanılmasının, devletin meşruiyeti açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu çerçevede, kamu otoritesinin keyfi davranışlardan kaçınarak hukukun üstünlüğüne sadık kalması gerektiğini altını çizdi.

“Sürat, adaletin yerine ikame edilemez”

Yeni adli yılın başlangıcında yargılamaların makul süreler içinde tamamlanmasının öneminin altını çizen Akdeniz, adalet hizmetlerinde hız ile hakkaniyet arasında doğru bir denge kurulması gerektiğini vurguladı. Yargı süreçlerindeki gecikmelerin vatandaşlar açısından ciddi mağduriyetlere yol açabileceğini kabul eden Başsavcı, ancak hızlı karar alma baskısıyla yargısal süreçlerin gerekli özen ve hassasiyetsizlikten uzaklaştırılmaması gerektiğini söyledi.

Akdeniz, “Sürat, adaletin yerine ikame edilemez” diyerek, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması kadar kararların doğru, gerekçeli ve hakkaniyete uygun olmasının da önem taşıdığını dile getirdi. Bu yaklaşım, yargısal verimlilik ile adalet duygusu arasındaki ince çizgiyi koruma çağrısı niteliği taşıdı.

Her dosyanın arkasında bir insanın hayatı, bir ailenin beklentisi veya çözülmeyi bekleyen bir mağduriyet bulunduğunu ifade eden Akdeniz, bu nedenle adli süreçlerin yalnızca evrak ve usul işlemleri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Dosyaların soyut hukuki metinler değil, yaşayan insanların somut acı ve umutlarını barındırdığını hatırlattı.

“Adalet hizmeti hepimizin ortak sorumluluğudur”

Adalet hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesinin yalnızca hakim ve savcıların değil, yargı sürecinde görev alan tüm kişi ve kurumların ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Akdeniz, kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti. Bu koordinasyonun, sistemin bütünlüğünü koruduğunu ve işleyişi hızlandırdığını belirtti.

Kamu kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin adli süreçlerin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağını belirten Akdeniz, vatandaşın adalet hizmetine erişiminde yaşanabilecek sorunların çözümü için ortak çalışma anlayışının önem taşıdığını ifade etti. Engellerin aşılmasında kurumsal dayanışmanın kritik rol oynadığını vurguladı.

Yargı mensuplarının görevlerinin yalnızca kanunları uygulamaktan ibaret olmadığını belirten Akdeniz, hakim ve savcıların karar ve işlemlerinde hukuk, vicdan ve sorumluluk bilinciyle hareket etmelerinin önemine değindi. Hukukun teknik boyutunun ötesinde, vicdani ve ahlaki sorumluluğun da kararları şekillendirdiğini söyledi.

Cumhuriyet savcılarının da soruşturma süreçlerinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, masumiyet karinesinin korunması ve kamu adına adaletin sağlanması amacıyla görev yaptığını belirten Akdeniz, yargı sürecinin bütün aşamalarında hukukun üstünlüğünün esas alınması gerektiğini vurguladı. Soruşturma evresinin, adil yargılanma hakkının ilk ve en hassas adımı olduğunu hatırlattı.

“Yargının en büyük sermayesi itimattır”

Konuşmasının son bölümünde yargıya duyulan güvenin önemine dikkat çeken Akdeniz, vatandaşların adliye kapısından içeri girdiklerinde haklarının korunacağına ve hukuk karşısında eşit muamele göreceğine inanmasının adalet sisteminin en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Bu inancın, sistemin meşruiyetini ve işlevselliğini belirlediğini kaydetti.

Akdeniz, yeni adli yılda yargı hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güvenilir şekilde yürütülmesi temennisinde bulunarak, görev yapan hakim, Cumhuriyet savcısı, avukat ve adliye personeline çalışmalarında başarılar diledi. Tüm yargı çalışanlarına yeni yılın verimli geçmesini temenni etti.

2026-2027 Adli Yılı’nın Mudanya’ya, adalet teşkilatına ve ülkeye hayırlı olması temennisiyle program sona erdi. Tören, katılımcıların yeni adli yılı kararlaştıran iradeyi onurlandıran bir atmosferde tamamlandı.

Kaynak: BHA