CİB HABER
Dünya

Türkiye PISA 2025'te üç alanda zirveye yerleşti

Giriş: 9 Eylül 2026 14:50 • Güncelleme: 21 Ekim 2026 18:13

Türkiye, PISA 2025 sonuçlarında matematik, fen ve okuma alanlarında en büyük sıçramayı gerçekleştiren ülke oldu. OECD Direktörü Schleicher, bu başarıyı video mesajla kutladı.

ANKARA (İGFA) - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) bünyesinde 91 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen PISA 2025 değerlendirmelerinde Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik dallarında en yüksek ilerlemeyi kaydeden ülke unvanını aldı. Açıklanan verilere göre Türk öğrenciler, fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18 ve matematikte ise 11 basamaklık bir yükselişle bu başarıyı perçinledi.

“HAREKETE GEÇMİŞ BİR EĞİTİM SİSTEMİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher, Türkiye'deki öğretmen kadrosunu ve okul idarecilerini tebrik ederek, elde edilen performans artışının tek seferlik veya şans eseri bir durum olmadığını, sistematik bir gelişmenin yansıması olduğunu dile getirdi. Schleicher, “Gözlemlediğimiz, gerçekten harekete geçmiş ve sürekli ilerleme kaydeden bir okul sistemi” şeklinde ifade kullanırken, Türkiye'nin 2022 ile 2025 yılları arasında matematik, okuma ve fen alanlarında ortalama puanlarını artıran sınırlı sayıda ülkeden biri olduğunu hatırlattı.

ALT DÜZEYDEKİ BAŞARISIZLIK ORANI DÜŞTÜ

Schleicher, alt performans grubundaki öğrencilerin toplam içindeki yüzdesinin 2015 yılından bu yana gözle görülür biçimde gerilediğini belirterek, bu düşüşün Türkiye'nin genç nüfusa temel yetkinlikler kazandırma konusundaki kararlılığını ve başarısını tescil ettiğini aktardı. Eğitimin bir devletin uzun vadeli geleceğini inşa eden temel unsur olduğunu vurgulayan Schleicher, günümüzde sınıflarda derslere katılan öğrencilerin, ilerleyen yıllarda mühendislik, tıp, öğretmenlik, araştırma, girişimcilik ve kamu yönetimi gibi kritik rolleri üstlenerek ülkenin kaderini şekillendireceğine dikkat çekti.

Türkiye'deki öğrencilerin veli ve öğretmenlerinden güçlü bir destek aldığını gözlemleyen Schleicher, öğretmenlerin konunun tam olarak anlaşılana dek açıklamaya devam etme ve gerekli görüldüğünde ek yardım sağlama tutumunu öne çıkardı. Ayrıca öğrencilerin, sınıf içi öğrenme ikliminin on yıl öncesine kıyasla çok daha olumlu olduğunu bildirdiğini aktaran Schleicher, eğitimin sadece veri aktarımıyla sınırlı kalmayan, derin insani boyutları olan bir süreç olduğunu vurguladı.

“EN STRATEJİK DEĞERİMİZ SINIFLARDAKİ POTANSİYELDİR”

Türk öğrencilerin merak, azim, gelişime açık zihniyet ve öğrenmeye yatkınlık gibi niteliklerde olumlu bir tablo çizdiğini ifade eden Schleicher, yapay zekânın gündelik hayatın her alanına sirayet ettiği bu dönemde söz konusu kişisel özelliklerin öneminin katlandığını belirtti. Teknolojinin öğrenme sürecini zenginleştirmek ve güçlendirmek amacıyla kullanılmasının zaruri olduğunu kaydeden Schleicher, ailelerin eğitim yolculuğuna aktif ve bilinçli katılımının da hayati önem taşıdığını savundu. Ebeveynlerin çocuklarına “Senin gelişimin benim için önceliklidir” mesajını net biçimde iletmesinin kritik olduğunu belirten Schleicher, Türkiye'nin bu alanda daha da ileri adımlar atma kapasitesine sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Video mesajını Türkiye'ye yönelik tekrarlanan tebrikleriyle tamamlayan Schleicher, “Türkiye'nin en değerli doğal sermayesi; bugün okullarınızda oturan, yüksek yetkinlik, zengin hayal gücü ve sınırsız potansiyel taşıyan gençleridir” cümlesiyle konuşmasını sonlandırdı.

OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher'in video mesajına ulaşmak için BURADAN TIKLAYABİLİRSİNİZ.

Kaynak: IGF HABER