CİB HABER
Yerel Gündem

Prof. Dr. Aygün Attar: Türkiye ve Azerbaycan, Türk dünyasının

Giriş: 26 Ekim 2026 11:32 • Güncelleme: 26 Ekim 2026 11:36

TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Ankara’da düzenlenen sempozyumda Türkiye-Azerbaycan müttefikliğinin Türk dünyasının geleceği açısından önemini vurguladı. Attar, iki ülke arasındaki ilişkileri zedelemeye yönelik girişimlerin, ortak tarih ve güçlü diplomatik bağlar sayesinde…

ANKARA - BHA

Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü dolayısıyla Ankara'da “Kars'tan Nahçıvan'a Açılan Kapı: Cumhuriyet Haftası'nda Türkiye-Azerbaycan Diplomasisi ve Türk Dünyasının Geleceği” başlıklı uluslararası sempozyum düzenlendi.

Türkiye-Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfında (TADİV) gerçekleştirilen programa Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'dan diplomatlar, akademisyenler ve araştırmacılar katıldı.

Türk Devletleri Teşkilatı ve ICESCO'nun da katkı sunduğu programda, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, Türk dünyasının bütünleşmesi, Nahçıvan'ın stratejik konumu, Zengezur Koridoru ve bölgesel iş birliğinin geleceği ele alındı.

Programın açılışında konuşan TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarihî kardeşlik bağlarının ötesinde, ortak güvenlik anlayışı ve stratejik çıkarlar üzerine kurulduğunu ifade etti.

Attar, son dönemde iki ülke arasında ayrışma oluşturmaya yönelik girişimlere dikkat çekerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ortaya koyduğu tutumun müttefikliğin korunmasında belirleyici olduğunu söyledi.

"Türkiye-Azerbaycan birlikteliği stratejik bir zorunluluktur"

Konuşmasında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî ve siyasi ilişkilere değinen Prof. Dr. Aygün Attar, iki ülkenin Türk dünyasının bütünleşmesinde önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti.

Türkiye-Azerbaycan müttefikliğinin yalnızca ortak tarih ve kültürden kaynaklanmadığını vurgulayan Attar, ilişkilerin karşılıklı stratejik çıkarlar, güvenlik politikaları ve bölgesel istikrar hedefleri doğrultusunda geliştiğini ifade etti.

Attar, "Türkiye ile Azerbaycan'ın birlikteliği konjonktürel bir tercih değil, tarihî hafızanın, jeopolitik gerçekliğin ve ortak geleceğin ortaya çıkardığı stratejik bir zorunluluktur." dedi.

Tarihî ve kültürel yakınlığın kalıcı iş birliğine dönüşmesinde siyasi iradenin önemine dikkat çeken Attar, "Tarihî ve kültürel bağlar milletleri birbirine yakınlaştırır; fakat bu yakınlığı kalıcı güce dönüştüren siyasi irade, ortak çıkarlar ve güçlü kurumlardır." ifadelerini kullandı.

"İki ülke arasına nifak sokmak isteyen girişimlere tanıklık ettik"

Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinde son dönemde yaşanan tartışmalara da değinen Attar, iki toplum arasında ayrışma oluşturmaya yönelik söylemlerin kalıcı ilişkilerin önüne geçemeyeceğini belirtti.

Attar, "Son dönemde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğe gölge düşürmek, iki toplumun arasına nifak tohumları ekmek isteyen söylem ve girişimlere de tanıklık ettik." dedi.

Devletlerarası ilişkilerin sosyal medya üzerinden oluşturulan gerilimlerden daha güçlü temellere dayandığını ifade eden Attar, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'in süreçteki tutumuna dikkat çekti.

Attar, "Bu hassas süreçte Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet tecrübesi ve feraseti ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in siyasi erdemi ve sağduyusu, iki kardeş ülke arasında oluşan gerginliğin aşılmasında ve müttefikliğimizin korunmasında belirleyici olmuştur." ifadelerini kullandı.

İki Cumhurbaşkanına teşekkür eden Attar, devlet yönetiminde krizlerin çözülmesi kadar ortak geleceğe zarar vermesinin önlenmesinin de önemli olduğunu vurguladı.

Attar'dan TİMBİR'e teşekkür: "Bilgi alanımızın güvenilirliğini sağlamalıyız"

Konuşmasının önemli bir bölümünü dijital medya ve dezenformasyon konusuna ayıran Prof. Dr. Aygün Attar, devletler arasındaki ilişkilerin artık yalnızca diplomatik görüşmelerle değil, dijital platformlarda oluşan kamuoyu algısıyla da şekillendiğini belirtti.

Bilgi kirliliği, dezenformasyon ve toplumsal algıların manipüle edilmesinin uluslararası ilişkiler açısından güvenlik sorunu hâline geldiğini ifade eden Attar, özellikle ortak tarihî ve kültürel bağlara sahip toplumların birbirlerine karşı kışkırtılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Bu kapsamda Türk İnternet Medya Birliğinin (TİMBİR) çalışmalarına değinen Attar, 2023 yılında kurulan birliğin faaliyetlerini önemli bulduğunu söyledi.

Attar, "Bu bakımdan 2023 yılında kurulan Türk İnternet Medya Birliği'nin (TİMBİR) varlığını son derece anlamlı ve kıymetli buluyorum. TİMBİR'in doğru, güvenilir ve sorumlu internet haberciliğini geliştirme hedefi, yalnızca medya sektörüne değil, Türk dünyasının ortak iletişim kapasitesine ve kamu diplomasisine de önemli katkılar sunabilecek niteliktedir." dedi.

Ülkelerin gücünün yalnızca askerî, ekonomik ve diplomatik kapasiteleriyle değerlendirilmediğini belirten Attar, doğru bilginin zamanında ulaştırılması ve toplumsal güvenin korunmasının da stratejik önem taşıdığını ifade etti.

Attar, "Türk dünyasının ortak geleceğini inşa ederken yalnızca sınırlarımızın güvenliğini değil, bilgi alanımızın güvenilirliğini de sağlamak zorundayız." ifadelerini kullandı.

Bağımsız ve meslek ilkelerine bağlı internet haberciliğinin önemine dikkat çeken Attar,...

Kaynak: BHA