CİB HABER
Eğitim

TEDMEM’den PISA 2025 analizi: Başarı arttı, okullar arasındaki

Giriş: 9 Eylül 2026 11:23 • Güncelleme: 20 Ekim 2026 02:49

TEDMEM’in PISA 2025 raporu, Türkiye’nin fen, matematik ve okuma alanlarında OECD’deki en büyük iyileşmeyi sağladığını ancak okul ve sosyoekonomik eşitsizliklerin sürdüğünü ortaya koyuyor.

ANKARA - BHA

Türk Eğitim Derneği Düşünce Kuruluşu TEDMEM tarafından yayımlanan analiz, Türkiye’nin 2022 ile 2025 yılları arasındaki süreçte PISA ölçümlerinin üç temel boyutunda da istatistiksel açıdan anlamlı bir performans artışı kaydeden tek OECD ülkesi olduğunu ifade ediyor. Verilere göre ülke düzeyindeki puanlar fen bilimlerinde 476’dan 494’e, matematik testlerinde 453’ten 462’ye ve okuma becerilerinde 456’dan 472’ye tırmandı.

Araştırma, uzun vadeli performans eğilimlerinde de kayda değer bir toparlanma tespit etti. 2003’ten 2025’e uzanan zaman diliminde fen puanlarında 60, matematik puanlarında 39 ve okuma puanlarında 31 puanlık bir artış gözlendi. Bu gelişmeler sonucunda Türkiye, 2025 değerlendirmesinde fen ve matematik disiplinlerinde PISA tarihinin en yüksek skorlarına ulaşmış oldu.

Yine de TEDMEM, mevcut tablonun yalnızca genel sıralamalar ve ortalama puanlar üzerinden yorumlanmaması gerektiği uyarısında bulundu. Rapor, temel yeterlilik eşiğinin altında kalan öğrenci oranının üç alanda da düşüşe geçerken, üst düzey başarı gösteren öğrenci kitlesinin oranının yükseldiğine dikkat çekti.

Okullar arasındaki başarı makası OECD ortalamasının üzerinde seyrediyor

Raporun öne çıkan tespitlerinden biri, kurumlar arası performans uçurumu oldu.

TEDMEM’in hesaplamalarına göre Türkiye’de okul bazlı performans farklılıkları fen, matematik ve okuma alanlarının tamamında OECD ortalama değerlerini aşıyor. Okullar arası varyans fende yüzde 50,1, matematikte yüzde 67,5 ve okumada yüzde 41,6 olarak ölçüldü. Karşılaştırma yapılan OECD ortalamalarında ise bu oranlar sırasıyla yüzde 31,3, yüzde 32,8 ve yüzde 30,1 düzeyinde kaldı.

Özellikle matematik dersindeki yüzde 67,5’lik farklılık oldukça çarpıcı bulundu. TEDMEM, bu verinin öğrencilerin akademik başarılarının devam ettikleri eğitim kurumuna göre ciddi ölçüde değişkenlik gösterdiğine işaret ettiğini değerlendirdi. Analizde, ülkenin genel ortalama performansını artırmasına rağmen okullar arasındaki ayrışmanın sürdüğü vurgulandı.

Sosyoekonomik koşulların etkisi de masaya yatırıldı

TEDMEM raporunda, öğrencilerin sosyoekonomik statüleri ile akademik başarıları arasındaki korelasyon da derinlemesine incelendi. Türkiye’de öğrencilerin sosyoekonomik profillerinin OECD ortalamasına kıyasla daha dezavantajlı olduğu ve 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 32’sinin uluslararası ölçekte en alt sosyoekonomik dilimde konumlandığı aktarıldı. OECD geneli için bu oran yüzde 6,3 olarak belirlendi.

Buna karşın rapor, bu dezavantaja rağmen Türkiye’deki öğrencilerin aynı sosyoekonomik düzeydeki OECD ülkelerindeki akranlarından daha iyi sonuçlar aldığını vurguladı. En alt sosyoekonomik dilimde yer alan öğrencilerin fen puan ortalaması Türkiye’de 466 seviyesindeyken, OECD ortalaması 414 olarak kayıtlara geçti.

Dijital problem çözümünde geliştirilmesi gereken alanlar mevcut

Araştırmada, Türkiye’nin temel akademik becerilerdeki ilerlemesinin dijital ortamda problem çözme yetkinliklerine aynı oranda yansımadığı da gözlemlendi.

PISA 2025 çerçevesinde bilgi işlemsel problem çözme alanında Türkiye 473 puan elde etti. Bu skor, 85 ülkenin 464 puanlık genel ortalamasının üzerinde olsa da 38 OECD ülkesinin 500 puanlık ortalamasının altında kaldı. Türkiye bu alanda 85 ülke arasında 42’nci, OECD üyeleri arasında ise 32’nci sırada yer aldı.

TEDMEM, PISA sonuçlarının Türkiye’nin eğitim sistemine dair kritik veriler sağladığını, ancak tek başına sistemin bütünü için yeterli bir değerlendirme aracı olmadığını belirtti. Rapor, PISA’nın yalnızca 15 yaş grubundaki öğrencileri kapsaması nedeniyle, bu sonuçların farklı yaş gruplarını ve eğitim kademelerini değerlendiren ulusal çalışmalarla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

TEDMEM’in PISA 2025 değerlendirmesi, Türkiye’nin uluslararası başarı göstergelerinde önemli bir yükseliş yakaladığını ortaya koyarken, okullar arasındaki performans farkı, sosyoekonomik eşitsizlikler ve dijital problem çözme becerileri gibi alanların eğitim politikalarında öncelikli başlıklar arasında tutulması gerektiğine işaret ediyor.

Kaynak: BHA