ANKARA (İGFA) - Türkiye’nin 2027-2029 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) kapsamında belirlenen ekonomik hedefler ve uygulanacak stratejiler, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Sunumda, ülkenin önümüzdeki üç yıllık döneme ilişkin temel ekonomik vizyonu detaylandırıldı.
Enflasyonla mücadele, programın en stratejik önceliklerinden biri olarak öne çıktı. Yılmaz, bu doğrultuda atılan adımların meyvelerini verdiğini ifade ederek, 2024 yılının Mayıs ayında yüzde 75,5’e kadar yükselen enflasyon oranının, devreye alınan politikalar sayesinde gerileme sürecine girdiğini belirtti. Yılmaz, Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesine düştüğünü ve yıl sonu itibarıyla bu oranın yüzde 28,4’e gerilemesinin öngörüldüğünü aktardı.
Süreçte yaşanan geçici yavaşlamaya savaş kaynaklı arz baskılarının yol açtığını vurgulayan Yılmaz, bu arz şoklarının etkisinin kademeli olarak azalmasıyla birlikte enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden ivme kazanacağını öngördü.
GÜÇLÜ TÜRKİYE VİZYONUNDA İSTİHDAM VE BÜYÜME HEDEFLERİ
"Güçlü Türkiye" hedefi çerçevesinde, programın tamamlandığı dönem sonuna kadar ekonomide 2,1 milyon kişilik ek istihdam sağlanması planlanıyor. Yılmaz, bu hedefin gerçekleşmesiyle birlikte işsizlik oranının yüzde 8’in altına çekileceğini müjdeledi. Ekonomik büyüklüğün artırılmasına yönelik projeksiyonlarda ise milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine çıkarılması ve mal ile hizmet ihracatının 450 milyar dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor.
Bireysel refah düzeyini yükseltme kriteri olarak kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolar seviyesine taşınması hedefleniyor. Bunun yanı sıra, uygulanan politikaların nihai ve uzun vadeli amacı olarak enflasyonun kalıcı biçimde tek haneli rakamlara indirilmesi vurgulandı.
DEPREM BÖLGESİNE YÖNELİK KAPSAMLI KAYNAK TAHSİSİ
Orta Vadeli Program sunumunda, deprem bölgesindeki yeniden yapılanma ve risk azaltma çalışmaları için ayrılan bütçe önemli bir başlık olarak ele alındı. Yılmaz, 2023-2026 döneminde depremin yol açtığı kayıpların giderilmesi ve afet risklerinin minimize edilmesi amacıyla, 2026 fiyatlarıyla 5,4 trilyon lira, yani yaklaşık 104 milyar dolarlık bir harcama yapılmasının beklendiğini bildirdi.
Bu harcamanın 2027 yılının sonunda 116 milyar doları aşacak seviyeye ulaşmasının öngörüldüğünü kaydeden Yılmaz, deprem bölgesindeki çalışmaların sadece yıkılan yapıların yeniden inşasıyla sınırlı kalmadığını, bunun yerine daha güvenli, dayanıklı ve modern yaşam alanlarının oluşturulduğunu dile getirdi.
Hak sahiplerine yönelik olarak 455 bin bağımsız bölümün yapımının tamamlanmış olduğunu açıklayan Yılmaz, bölgedeki sosyal konut projelerinin de kesintisiz olarak devam ettiğini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye)"İlk defa açtığımız bir başlık olarak, program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin çoklu… pic.twitter.com/yatl9aLUIW
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026
EKONOMİK GÜVENLİK VE DAYANIKLILIK ÇERÇEVESİ
Orta Vadeli Program kapsamında, "ekonomik güvenlik ve dayanıklılık" kavramının ilk kez bağımsız bir politika başlığı olarak şekillendirildiği vurgulandı. Bu yeni yaklaşım çerçevesinde, ulusal ekonominin direncini artırmak için dört stratejik alanın merkeze alındığı belirtildi.
Bu kritik alanlar şu şekilde sıralandı:
Enerji ve doğal kaynaklar sektöründe arz güvenliğinin sağlanması ile dışa bağımlılığın azaltılması,
Gıda güvenliğinin teminat altına alınması ve tarımsal sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi,
Savunma sanayii, sağlık sektörü, yarı iletkenler ve yapay zeka gibi stratejik teknolojilerde yerli üretim kapasitesinin genişletilmesi,
Aile kurumunun ve demografik yapının güçlendirilmesi ile kentlerin afetlere karşı dirençliliğinin artırılması.
Ayrıca, kritik mineraller, nükleer enerji ve hidrojen teknolojileri ile enerji ve madencilik sektörlerinde kullanılan stratejik ekipmanlarda yerli Ar-Ge ve üretim kapasitesinin geliştirilmesi, programın öncelikli eylem alanları arasında yerini aldı.
SAVUNMA VE ALT YAPI YATIRIMLARINDA YÜKSEK ARTIŞ ORANLARI
Bütçe kalemlerine ilişkin detayları paylaşan Yılmaz, savunma harcamalarında yüzde 229’luk bir artış yapılacağını duyurdu. Gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu altyapısına yönelik yatırımların yüzde 71 ve organize tarım bölgeleri yatırımlarının yüzde 103 oranında artırılmasının planlandığını aktardı. Madencilik sektöründe MTA’nın yatırımlarının yüzde 139, sanayi altyapı yatırımlarının ise yüzde 54 oranında yükseltileceği bilgisini verdi.
Dar ve orta gelirli kesimlerin konut erişim sorununu çözmeye yönelik atılacak adımlar kapsamında, sosyal konut yatırımlarına ayrılan bütçenin yüzde 150 oranında artırılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra, İstanbul’da hayata geçirilen kiralık sosyal konut modelinin, ilerleyen süreçte diğer illere de yaygınlaştırılarak ülke genelinde uygulanacak bir politika haline getirilmesi planlanıyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sanumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye)"Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız… pic.twitter.com/mWMDit4yen
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026
DEMİRYOLU AĞLARINA YATIRIM VURGUSU
Ulaştırma sektöründeki yatırımlar arasında demiryollarının öncelikli bir alan olarak ele alındığı belirtildi. Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın demiryolu projelerine ayırdığı kaynağın yüzde 49 oranında artırıldığını açıkladı. Bu hamlenin, sanayi ve ticari faaliyetlerin canlandırılması ile ulusal ulaşım altyapısının güçlendirilmesi amacına hizmet ettiğini vurguladı.
Orta Vadeli Program ile birlikte, hükümetin önümüzdeki üç yıllık süreçte enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi, istihdamın genişletilmesi, üretim ve ihracat kapasitesinin büyütülmesi, enerji ve teknoloji alanlarındaki dışa bağımlılığın azaltılması ile sosyal konut yatırımlarının artırılması gibi kritik hedeflere odaklanacağı öngörülüyor.