Yaşar SARIKAYA / AKSARAY - BHA
Aksaray’da sosyal dayanışmanın, merhametin ve insan odaklı hizmet anlayışının önemine dikkat çeken Hanımefendi Elif Duru, toplumsal sorunların çözümünde sevgi, samimiyet ve empati kavramlarının belirleyici rolüne işaret etti. Yaşlılarımızdan çocuklarımıza, engelli vatandaşlarımızdan şehit yakınlarımız ve gazilerimize kadar toplumun farklı kesimlerine yönelik hassasiyetiyle öne çıkan Elif Duru, sosyal hizmetlerin yalnızca kamu kurumlarının sorumluluğunda olmadığını, toplumun her ferdinin bu sorumluluğun bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
Aksaray Valimiz Sayın Murat Duru’nun kıymetli eşi Hanımefendi Elif Duru’nun, sosyal hizmet alanındaki çalışmalara gösterdiği duyarlılığı yakından takip ediyoruz. Büyüklerimizin gönüllerine dokunan ziyaretlerden çocuklarımızın geleceğine yönelik hassasiyete, koruyucu ailelik konusundaki farkındalıktan aziz şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimizle kurulan gönül bağlarına kadar uzanan bu yaklaşım, toplumsal dayanışmanın ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Biz de bu anlamlı çalışmaların ardındaki düşünceleri, sosyal sorumluluk anlayışını ve Aksaraylı hemşehrilerimize verilmek istenen mesajları kamuoyuyla paylaşmak amacıyla Hanımefendi Elif Duru’ya özel sorularımızı yönelttik. Röportaj talebimizi nazikçe kabul ederek sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Elif Duru, samimi değerlendirmeleriyle sosyal hizmetlerin insani boyutuna, aile bağlarının önemine ve toplumsal değerlerin yeniden güçlendirilmesi gereğine dikkat çekti.
“Bir çocuğun hayatına dokunmak, bir neslin geleceğine dokunmaktır” sözleriyle çocukların geleceğine yönelik toplumsal sorumluluğu hatırlatan Elif Duru, koruyucu aileliğin öneminden yaşlılarımızın yalnızlığına, şehit ailelerinin vakur duruşundan toplumdaki sevgisizlik sorununa kadar pek çok konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Röportajın en dikkat çekici bölümünde ise toplumsal sorunların temelinde sevgisizliğin bulunduğuna işaret eden Elif Duru, insanlığın kurtuluşu için bir reçete yazılacak olsa ilk maddesinin sevgi olması gerektiğini ifade etti. Yunus Emre’nin hoşgörüsü ile kararlılığın simgesi Yavuz’un duruşunu bir arada değerlendiren Elif Duru, samimiyetin yalnızca sözlerde değil, insanın özünde ve davranışlarında yaşatılması gerektiğini vurguladı.
İşte Hanımefendi Elif Duru ile sosyal hizmetler, aile, dayanışma, sevgi ve insanlığın geleceği üzerine gerçekleştirdiğimiz özel röportaj…
1. “Aksaray’da hiçbir vatandaşımızın ihmal edilmemesi beni çok etkiledi”
Aksaray’a geldiğiniz ilk günden bugüne sosyal hizmet alanında sizi en çok etkileyen gözlem ne oldu?
Aksaray’ımızda devletimizin sosyal hizmetler alanında kurum ve kuruluşlarıyla eksiksiz hizmet sunduğunu gözlemleme fırsatı buldum. Devletimizin hiçbir dezavantajlı vatandaşımızı ihmal etmediğini görmek beni çok etkiledi. Özellikle sevgi evlerindeki evlatlarımıza aile sıcaklığında sunulan hizmetler çok kıymetli.
Bunun yanında Aksaray’da sosyal hizmet anlayışının yalnızca kamu kurumlarının sorumluluğunda olmadığını, toplumun güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu gördüm. Özellikle ihtiyaç sahibi ailelerimize, çocuklarımıza, yaşlılarımıza, engelli vatandaşlarımıza ve kadınlarımıza yönelik hizmetlerde devletimizin şefkat eli ile milletimizin gönül desteğinin buluşması beni çok etkiledi.
Bizim için en kıymetlisi, vatandaşımıza ihtiyaç ortaya çıktıktan sonra değil, mümkün olduğunca erken ulaşabilmek; koruyucu ve önleyici sosyal hizmet anlayışını güçlendirmektir.
2. “Bir çınarın gölgesinde sohbet etmek bile çok kıymetli bir sosyal hizmettir”
Yaşlılarımızla ve huzurevlerimizdeki büyüklerimizle yaptığınız görüşmelerde onların en çok neye ihtiyaç duyduğunu gözlemliyorsunuz?
Büyüklerimizin maddi ihtiyaçlarından ziyade, hatta çoğu zaman ondan daha fazla, hatırlanmaya, konuşmaya, dinlenmeye ve gönül bağının devam etmesine ihtiyaç duyduklarını görüyorum.
Yaşlılarımız bizim hafızamız, tecrübemiz ve kökümüzdür. Huzurevlerimizde sunulan hizmetlerin yanında aile ve toplum bağlarını da güçlendirmeli, aktif ve sağlıklı yaşlanmayı desteklemeliyiz.
Bir çınarın gölgesinde oturup sohbet etmek bile çok kıymetli bir sosyal hizmettir.
3. “Bir çocuğun hayatına dokunmak, bir neslin geleceğine dokunmaktır”
Çocuk evlerimizde kalan çocuklarımızın hayatına toplum olarak daha fazla nasıl dokunabiliriz?
Çok önemli ve bir o kadar da manevi hazzı yüksek bir konu.
Çocuklarımızın sadece temel ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değil; onların eğitimine, sosyal gelişimine, hayallerine ve geleceğine de yatırım yapmalıyız. Çocuklarımızın aile sıcaklığını, aidiyet duygusunu ve güvenli bir çevreyi hissetmeleri çok önemli. Bu aynı zamanda hayırların en büyüğü.
Koruyucu ve önleyici hizmetlerin yanında gönüllülük, sosyal sorumluluk ve mentorluk gibi çalışmalarla çocuklarımızın hayatına daha fazla dokunabiliriz.
Unutmayalım; bir çocuğun hayatına dokunmak, bir neslin geleceğine dokunmaktır.
4. “Soframıza bir t...









💬 Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.