TRABZON - BHA
Antalya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan COP31 iklim konferansına yönelik hazırlık süreci sürerken, deniz ve okyanuslar konusundaki ele alınacak başlıklar Trabzon’da yoğun biçimde gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile COP31 Başkanlığı’nı yürüten Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu eşliğinde “Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu”na iştirak etti.
Bakan Kurum, Trabzon’da gerçekleştirilen bu kritik toplantıya dair değerlendirmesinde, iklim krizine karşı dayanıklı deniz ve okyanuslar hedefinin sadece retorik bir söylem olarak kalmayacağını; bu alanda sahadan doğan, uygulanabilir ve somut adımların hayata geçirileceğinin altını çizdi.
Trabzon’da “Mavi COP” vizyonu masada
Murat Kurum, “Okyanus ve Denizler” temasını COP31 Eylem Gündemi’nin en öncelikli maddeleri arasına taşıdıklarını duyurdu. Bakan Kurum, Trabzon’daki bu birlikteliğin asıl amacının ortak bir irade oluşturmak ve bu iradeyi kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 zirvesine taşımak olduğunu belirtti.
Kurum, söz konusu toplantıda yalnızca deniz ve okyanusların korunmasına yönelik Türkiye’nin politika ve uygulama çerçevesinin değil, aynı zamanda mavi ekonomiye ilişkin stratejik yaklaşımın da detaylı biçimde ele alındığını bildirdi.
Trabzon’daki bu buluşma, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında deniz ekosistemleri, iklim değişikliği dinamikleri ve mavi ekonomi başlıklarını tek bir çatı altında toplayan hazırlık sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. 10-11 Eylül tarihlerinde düzenlenen Okyanuslar ve Denizler Zirvesi’nde; iklim değişikliğinin denizlere olan etkileri, deniz ekosistemlerinin korunması, mavi ekonomi, finansman mekanizmaları ve uluslararası iş birliği gibi başlıklar masaya yatırılıyor.
Kurum’un COP31 diplomasi trafiği
COP31 Başkanı sıfatıyla hareket eden Murat Kurum, Türkiye’nin bu önemli sorumluluğu üstlenmesinin ardından farklı coğrafyalarda ve uluslararası platformlarda geniş çaplı temaslarda bulundu.
Kurum, mart ayında Bakü’de gerçekleştirilen 13. Dünya Kentsel Forumu’na katılarak, COP31’in tartışmaların ötesine geçip uygulama odaklı bir zirve olması gerektiği yönündeki mesajını uluslararası topluma iletti. Mayıs ayında yine Bakü’de Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve iklim politikalarına dair temaslarını sürdüren Kurum, haziran ayında Londra’da düzenlenen İklim Eylemi Haftası kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi. Bu görüşmede; COP31 hazırlıkları, eylem gündemi, enerji güvenliği, yenilenebilir enerji kaynakları ve döngüsel ekonomi başlıkları kapsamlı biçimde ele alındı.
Ayrıca Kurum, mart ayının son haftasında New York’taki BM Genel Merkezi’nde çeşitli ülke temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirerek COP31 sürecine ilişkin Türkiye’nin duruşunu ve yaklaşımını aktardı. Bu diplomatik temaslar sırasında Türkiye’nin COP31’i “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” üçgeninde yönetme hedefi öne çıkan temel strateji olarak dikkat çekti.
COP31’e uzanan yolda bekleyen buluşmalar
Türkiye’nin COP31 hazırlık takviminde Trabzon’daki bu önemli durak sonrasında uluslararası temasların kesintisiz biçimde devam etmesi planlanıyor.
COP31’in resmi yol haritasında; 7-11 Eylül tarihlerinde Bakü’de yapılacak İklim Eylemi Haftası, 10-11 Eylül’de Trabzon’da düzenlenen Okyanuslar ve Denizler Zirvesi, 20-27 Eylül’de New York’ta gerçekleştirilecek İklim Haftası ve 5-8 Ekim’de Fiji’de yapılacak Pre-COP toplantısı yer alıyor. Ana zirve ise 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da icra edilecek.
Fiji’de gerçekleşecek Pre-COP toplantısının, Antalya’daki ana müzakereler öncesinde farklı ülkelerin iklim konusundaki öncelik ve beklentilerinin masaya yatırılacağı son kritik hazırlık aşamalarından biri olması öngörülüyor. COP31 kapsamındaki etkinlikler çerçevesinde ayrıca 11-12 Kasım tarihlerinde Antalya’da Dünya Liderleri İklim Eylemi Zirvesi düzenlenecek.
COP31 süreci ne anlama geliyor?
COP, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele stratejilerini belirlemek üzere bir araya geldiği yıllık konferansı temsil ediyor. COP31 ise bu uzun soluklu sürecin 31’inci oturumu niteliğinde olacak.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’daki EXPO alanında gerçekleştirilecek. Türkiye, bu zirvede “Uygulama COP’u” yaklaşımını merkeze alarak iklim hedeflerinin yalnızca masada müzakere edilmesi yetmemesi, bunların somut ve uygulanabilir adımlara dönüştürülmesini amaçlıyor.
Türkiye’nin COP31 Başkanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan stratejide diyalog, uzlaşı ve aksiyon üç temel sütun olarak öne çıkıyor. Bu vizyon doğrultusunda, Trabzon’da ele alınan “Okyanuslar ve Denizler” gündeminin de Antalya’daki ana zirveye taşınarak, denizlerin korunmasına yönelik somut ve ölçülebilir çıktılara dönüşmesi hedefleniyor.









💬 Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.