Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Muş kentinde gerçekleştirilen ve “Şehit Ailelerimiz ve Gazilerimizle Birlik ve Vefa Buluşması” adını taşıyan etkinlikte, şehit yakınlarıyla gazileri ağırladı.
Etkinlikte katılımcılara hitap eden Göktaş, Terörsüz Türkiye inşası sürecinde şehit aileleri ile gazilerin gündemindeki konuların en öncelikli hususlar arasında yer aldığını vurguladı. Bu doğrultuda ilgili aileler ve temsilciliğini üstlenen sivil toplum kuruluşlarıyla yoğun bir istişare süreci yürüttüklerini aktardı.
Bakan, Meclis çatısı altında kabul edilen yeni yasal düzenlemeyle, terörle mücadele görevleri sırasında yaralanıp gazi statüsü alamayan erlerin hukuki ve ekonomik durumlarında önemli iyileştirmeler sağlandığını duyurdu. Göktaş, “Şehit ailelerimize ve gazilerimize yönelik kapsamlı adımlar attık. Yaklaşık 9 bin er gazimizin yaşamlarını kolaylaştıracak düzenlemeler yaptık. Başvuru süreci bugün itibarıyla e-Devlet kapısı üzerinden resmen başlatılmıştır” şeklinde konuştu.
Konuşmasında şehit yakınlarına yapılan atama sayısındaki artışa da değinen Göktaş, 2002 yılında 5 bin 500 civarında olan bu sayının günümüzde 53 bine yükseldiğini belirterek, devletin bu alandaki kararlı duruşunu gözler önüne serdi.
Göktaş, Terörsüz Türkiye vizyonunda ailelerin ve gazilerin taleplerinin merkezi bir rol oynadığını yineleyerek, süreç boyunca aileler ve ilgili derneklerle sürekli diyalog halinde olduklarını ifade etti. Meclis bünyesinde kurulan komisyon toplantılarında da şehit aileleri ve gazileri temsil eden kuruluşlarla bir araya gelerek, “Ailelerimizin hassasiyetlerini ve beklentilerini doğrudan dile getirdik” açıklamasında bulundu.
Bakan, şehit yakınları ve gazilere yönelik politikaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şekillendirildiğini ve devam ettirildiğini hatırlatarak, “Bu kahramanlıkların bedeli hiçbir şey karşılığı ödenebilir değildir ve hiçbir devlet makamları, bir şehidin ulaştığı yüce makamla eşdeğer tutulamaz” değerlendirmesinde bulundu.
Terörün toplumun ve ailelerin huzuruna yönelik en büyük tehdit olduğunu savunan Göktaş, yaklaşık 50 yıllık terör döneminde toplumun ağır kayıplar verdiğini hatırlattı. Göktaş, “Yaklaşık yarım asır süren terör, aile huzurunu, mahalle barışını, ilin sükunetini ve bütünüyle Türkiye’nin huzurunu hedef almıştır. Aileler parçalanmış, çocuklar babasız kalmış, anneler evlatlarını toprağa vermek zorunda kalmıştır” diyerek acının boyutunu vurguladı.
Şehit ailelerinin yürek yarasının telafisinin mümkün olmadığını, evlat acısının doldurulamayacağını söyleyen Göktaş, Terörsüz Türkiye sürecinin temel amacının huzuru, birliği ve beraberliği pekiştirmek olduğunu kaydetti. Sürecin geçmişin inkârı olmadığını belirten Göktaş, “Terörsüz Türkiye, geçmişi unutma değil, milli birlik ve beraberliğimizi daha da sağlamlaştırma iradesinin adıdır” ifadelerini kullandı.
Sürecin nihai hedefinin, terörün ortadan kalktığı, ailelerin huzur içinde yaşadığı ve çocukların güven ortamında büyüdüğü bir Türkiye olduğunu vurgulayan Göktaş, gençlerin istihdamla güçlendiği ve ülkenin üretim kapasitesinin arttığı bir gelecek vizyonu taşıdıklarını belirtti.
Muş’un ve bölgenin Türkiye için taşıdığı stratejik öneme de değinen Göktaş, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Malazgirt’tede bulunduğunu hatırlatarak, Terörsüz Türkiye hedefinin ülkenin daha da güçlenmesi ve büyümesi anlamına geldiğini dile getirdi. Göktaş, “Terörsüz Türkiye, kardeşliğin ve muhabbetin vuku bulacağı bir Türkiye demektir” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.
Programın sonunda Bakan Göktaş, şehit aileleri ve gazilere şükranlarını ileterek, bundan sonraki süreçte de yanlarında olmaya ve birlikte yürümeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.









💬 Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.