Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) bünyesindeki Fuat Sezgin Salonu'nda, Dijital Vatan Akademisi'nin resmen açılması için bir tören yapıldı. Bu kapsamda, "Dijital Vatan ve Milli Teknoloji Hamlelerimiz" temalı özel bir oturum gerçekleştirildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programda yaptığı konuşmada eğitim politikaları, vatan sevgisi, milli kimlik ve toplumsal bütünlük gibi temel konuları ele alarak değerlendirmelerde bulundu.

Tekin, sözlerine genç katılımcılara olan minnetini dile getirerek başladı. Kendisinden önceki konuşmacıların çeşitli başlıkları işlediğini hatırlatan bakan, bu çerçevede dinleyicilerle kısa bir analiz paylaşarak konuşmasını sonlandırmayı planladığını belirtti.

"Milli birlik ve beraberliğin önündeki engellerle mücadele etmeliyiz"

Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne atıfta bulunarak, 2024 yılıyla birlikte eğitimde yeni bir döneme geçildiğini vurguladı. Görev süresince sürekli olarak milli birlik ve beraberlik temasını ön planda tuttuğunu hatırlatan Tekin, bu birlikteliği zedeleyen sorunlarla kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bakanlık olarak bu alanda kritik bir sorumluluk üstlendiklerini ifade eden Tekin, geçmişte yaşanan siyasi ve ekonomik krizlerin toplum üzerindeki etkisine dikkat çekti. Tekin, bu süreçlerin hem toplumsal dayanışmayı hem de vatandaşların devlet kurumlarına güvenini olumsuz yönde etkilediğini dile getirdi.

28 Şubat sürecine de değinen Tekin, o dönemde toplumsal dokuda yaşanan çatlaklara örnek vererek, insanların birbirini ihbar etmesi gibi durumların milli birlik duygusunu ciddi şekilde sarstığını aktardı.

Tekin, genç nesillere bu tür sorunların üstesinden gelebilme kapasitesini kazandırmanın önemine işaret etti. "Bunu temin etmenin yolu, bunu başarmanın yolu; çocuklarımıza, gençlerimize bütün bu aksaklıkları, bütün bu olumsuzlukları giderecek bir şuur vermek olması gerekiyor" diyerek bilinçlendirme sürecinin zorunluluğunu vurguladı.

"Dünya vatandaşlığı" vurgusu

Konuşmasının ilerleyen kısımlarında "dünya vatandaşlığı" kavramını masaya yatıran Tekin, milli kimlik ve kültürel değerlerin korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

Bakan Tekin, "Size çok masum gelen bir kavram, mesela 'dünya vatandaşlığı' diyorlar. Ne demek arkadaşlar dünya vatandaşlığı? Sen Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olmaktan, Türk milletinin bir parçası, ferdi olmaktan kaynaklanan özelliklerini bir tarafa bırak, dünya kültürüyle entegre ol, milli hassasiyetlerini bırak... O zaman siz kimin çocuğunuz oluyorsunuz, biz kimin çocuğu oluyoruz arkadaşlar?" sözleriyle kavramın arkasındaki riskleri sorguladı.

Dijital platformların gençlerin kültürel algısı üzerindeki belirleyici rolüne de işaret eden Tekin, "İşte bu dijital ortamda inşa edilen, dizi platformlarında, sosyal medya platformlarında inşa edilen kültürün bir çocuğu olmuş oluyoruz. Bununla hep beraber mücadele etmemiz lazım" şeklinde konuştu.

Milli kültürün gelecek nesillere aktarılmasının bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Tekin, bu süreci geçmişten devralınan bir miras ve gelecek kuşaklara karşı yerine getirilmesi gereken bir ödev olarak nitelendirdi.

Tekin, 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı görevine başladığı dönemdeki hedeflerine de değinerek, müfredatın bu anlayış doğrultusunda yeniden şekillendirilmesinin o dönemdeki öncelikleri arasında yer aldığını belirtti ve konuşmasını bu notla sürdürdü.