ANKARA - BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te gerçekleştirdiği temasların ardından Türkiye’ye dönüş yolunda, uçak içinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan’ın açıklamalarının odağında “Terörsüz Türkiye” süreci yer alırken, Suriye gündemi, YPG’nin feshi, Rusya-Ukrayna çatışması, Mekke Ortak Savunma Anlaşması, F-35 programı ve Türkiye’nin savunma sanayisi konuları da ele alındı.

Süreçle ilgili takvim tartışmalarına değinen Erdoğan, bu tür hassas süreçlerde kesin bir zaman çizelgesi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı. Durumu bir “takvim meselesi” değil, “hedef meselesi” olarak ele aldıklarını belirten Erdoğan, devletin kapsamlı bir yol haritasına sahip olduğunu ve ilgili kurumların koordinasyon içinde çalıştığını aktardı.

Erdoğan, Meclis’te sağlanan mutabakatın sürecin ilerlemesi açısından kritik bir rol oynadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz liderliğindeki takip kurulunun, atılacak adımları planlama aşamasına geçtiğini duyurdu. Yasanın hayata geçmesi için örgütün fiilen silah bırakıp tasfiye edilmesinin şart olduğunu hatırlatan Erdoğan, bu sürecin izlenmesi ve doğrulanması için belirlenmiş mekanizmaların bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Sürecin uzamasının getirebileceği tehlikelere dikkat çeken Erdoğan, toplumun desteğinin açık olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Milletimiz de ‘Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir.” Meclis Başkanı ve siyasi parti grup başkanlarının da konuya duyarlılık gösterdiğini kaydeden Erdoğan, çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Toplumsal barış ve kardeşlik vurgusu yapan Erdoğan, siyasi aktörlerin farklı açıklamalarının toplumsal bütünleşmeye etkisini değerlendirdi. Bu konuda dar bir perspektifle hareket edilmemesi gerektiğini, samimiyet, sorumluluk ve sağduyunun ön planda tutulması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal uyumu olumsuz etkileyen ve terörün geçmişte yarattığı krizleri yeniden tetikleyebilecek yaklaşımlara karşı hoşgörü gösterilmeyeceğini dile getirdi. Bazı siyasi aktörlerin ölçüsüz söylemlerinin süreci baltalayabileceği uyarısında bulunan Erdoğan, toplumsal bütünleşmeye katkı sağlamayan ifadelerin kaosu derinleştireceğini, ancak milletin bu tür tahriklere karşı dirençli olduğunu belirtti.

YPG’nin feshi ve entegrasyonu konusunda da önemli mesajlar veren Erdoğan, Suriye’de alınan kararın sahadaki yansımasını Türkiye’nin yakından izlediğini söyledi. Suriye’nin tüm unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde olmasını istediklerini vurgulayan Erdoğan, ülkenin sürdürülebilir kalkınması ve kapasite artırımı açısından bu bütünlüğün hayati önem taşıdığını ifade etti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın zorlu süreçleri yönettiğini belirten Erdoğan, entegrasyon sürecinden ve Suriye halkının elde ettiği kazanımlardan umutlu olduğunu şu sözlerle paylaştı: “Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.”

Suriye politikasında Washington’ın tutumu sorulduğunda da Erdoğan, Türkiye’nin yaklaşımında bir değişiklik olmadığını, ancak Ankara’nın politikalarına Washington’un yakınlaştığını gördüklerini belirtti. Suriye’nin terör örgütlerine açık bir alan haline gelmemesi gerektiğini savunan Erdoğan, ülkedeki istikrarsızlığın bölgeye yayılma riskine dair daha önce yapılan uyarıları hatırlattı.

Suriye’nin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelere çağrıda bulunan Erdoğan, iç barışa yönelik provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, “Suriye'nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer” diyerek mesajını netleştirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Erdoğan, görüşmenin “çok çok samimi” bir atmosferde geçtiğini aktardı. Enerji, ticaret, turizm ve yatırımlar gibi alanlarda Türkiye-Rusya ilişkilerinin genişlemeye devam ettiğini belirten Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin barış süreci için üzerine düşen her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğunu ifade eden Erdoğan, “Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız” dedi.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında İstanbul’da yapılan ilk toplantıya ilişkin bilgi veren Erdoğan, Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplantısında üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının bir araya geldiğini hatırlattı. Erdoğan, bu toplantının üçlü iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, stratejik ortaklığın devam edeceğinin altını çizdi. Savunma sanayii alanındaki gelişmelerin de gündemde olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu alandaki yetkinliğinin arttığını ve uluslararası alanda daha güçlü bir konumda olduğunu ifade etti.