ANKARA - BHA
Yaklaşık on bir farklı kategoride toplam on bir kişi ve kuruma ödül veren uluslararası jüri, söz konusu eseri hakikati merkeze alan habercilik anlayışına, tarihsel belleğin korunmasına ve barışa dayalı gazetecilik pratiklerine sağladığı katkılar nedeniyle öne çıkardı.
Türkiye'nin kendi hikâyesini dünyaya ait sesiyle aktarma kararlılığı ekseninde Anadolu Ajansı'nın uzun soluklu geçmişini irdeleyen kitap; Millî Mücadele dönemindeki bilgi mücadelesinden Bosna ve Gazze'ye, günümüzdeki sahte haber ve yapay zekâ tartışmalarına kadar uzanan son yüzyılın kritik dönüşüm anlarını, habercilik tanıklığı merceğinden ele alıyor.
Anadolu Ajansı çatısı altında yirmi beş yıllık bir meslekî geçmişe sahip olan Çelik'in, farklı kriz bölgelerindeki saha deneyimleri ve gözlemlerine dayanan bu çalışması, ilk baskısının çok kısa bir sürede tükendiğinin ardından genişletilmiş ikinci baskısıyla okuyucularla buluştu.
Uluslararası jürinin eseri yalnızca kurumsal bir tarih anlatısı olarak değil, haberciliğin gerçeği koruyan, belleği canlı tutan ve toplumlar arası barış köprüleri ören evrensel işlevi kapsamında değerlendirmesinin büyük bir anlam taşıdığını ifade eden Çelik, bu bakış açısına dikkat çekti.
Törenin kendilerine yeni yükümlülükler getirdiğini vurgulayan Çelik, "Bu ödül, gerçeği odağa alan doğru ve anlamlı bir çalışma ürettiğimizi kanıtladı. Eserimizin uluslararası alanda karşılık bulması, üzerimizdeki sorumluluğu derinleştirirken gelecekteki çalışmalarımız için de bize güç verdi." şeklinde konuştu.
Çelik, kitabı ve ardından gelen ödülü, Gazze'de gerçeği dünyaya duyurmaya çalışırken yaşamlarını yitiren gazetecilerin anısına ithaf ettiğini belirterek, "Bu ödül, susturulmaya çalışılan gerçeğin ve onun uğruna canlarını feda eden tüm gazetecilerin onurudur." değerlendirmesinde bulundu.
Çelik'in katılamadığı Londra'daki törende ödülü gazeteci Hülya Özkoyuncu teslim aldı.









💬 Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.