ANKARA - BHA
HSK Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, kişisel internet sayfasında yayımladığı yazıda, yargı sürecindeki gecikmeler ve vatandaşların bu konudaki beklentileri üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Kuloğlu, davanın sona ermesini bekleyen kişilerin, süreç uzadıkça hâkim ve savcılara doğrudan ulaşma çabası içine girdiğini veya bu amaçla aracı kişilerden destek almaya çalıştığını gözlemlediklerini aktardı. Bu tür temayüllerin, yargı mensuplarını istemedikleri baskı durumlarıyla yüz yüze getirdiğini ve tarafsızlık ilkesi konusunda haksız yere sorgulanmalarına neden olduğunu dile getirdi.
Kuloğlu, yargısal bağımsızlık perspektifinden bakıldığında asıl tehlikenin vatandaşın kayıt altına alınmış ve şeffaf kurumsal yollara başvurması mı yoksa aracılıklar yoluyla hâkim veya savcıya erişmeye çalışması mı olduğu sorusunu sorarak, Alo Adalet 135 hattının kişisel tanıtım ve yakınlık arayışının yerini, herkese eşit, kayıt altına alınmış ve izlenebilir bir yapıya bırattığını vurguladı. Hattın, hâkimlerin nasıl karar vereceğine, delilleri nasıl yorumlayacağına veya yargısal takdir yetkilerine hiçbir şekilde karışmadığını net bir şekilde ortaya koydu. Sistemin temel işlevinin, gecikmenin kaynağını tespit etmek ve hâkim ya da savcının tek başına aşamayacağı idari, teknik ve kurumsal engelleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti.
Yapılan analizlere göre, uzun süren dosyalarda görülen gecikmelerin yaklaşık yüzde 95’inin doğrudan hâkimlerin yargısal faaliyetinden değil; tebligat sorunları, bilirkişi raporlarının gecikmesi, Adli Tıp Kurumu süreçleri, keşif organizasyonu, talimat evrakı, kolluk işlemleri ve kurum cevaplarının beklenmesi gibi dış etkenlerden kaynaklandığını aktardı. Kuloğlu, “Bir hâkim, aylarca gönderilmeyen bilirkişi raporunu tek başına nasıl hızlandırabilir?” sorusuna yer vererek, tüm sorumluluğun yargı mensuplarına yüklenmesinin hakkaniyetli olmadığını ifade etti.
Yeni sistemin, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları ile birlikte çalışacağını ifade eden Kuloğlu, her gecikmenin kendine özgü bir nedeni olduğunu ve çözümün kurumlar arası koordinasyonla sağlanacağını kaydetti. HSK, Adalet Bakanlığı birimleri, adalet komisyonları, Cumhuriyet başsavcılıkları ve ilgili kamu kurumlarının kendi yetkileri çerçevesinde katkı sunacağını söyledi. Kuloğlu, uygulamanın hâkim ve savcıları denetlemek için değil, tek başlarına çözemeyecekleri sorunlara kurumsal destek sağlamak ve emeklerini görünür kılmak amacıyla oluşturulduğunu belirtti. Böylece istisnai gecikmelerin gölgesinde kalan yoğun mesai ve zamanında sonuçlandırılan binlerce dosyanın da ortaya çıkacağını ifade etti.
“Amaç, devam eden dosyalara dışarıdan müdahale etmek değil; makul süreyi aşan dosyalardaki idari ve teknik engelleri kaldırarak adalet hizmetlerinin daha etkin işlemesini sağlamaktır” diyen Kuloğlu, sistemin vatandaş, yargı mensubu ve kurumlar arasındaki ilişkiyi daha şeffaf, eşit ve güvenli hale getirdiğini savundu. Alo Adalet 135 hattı, 5 yılı aşan dava dosyaları ile 3 yılı aşan soruşturma dosyaları için vatandaşların 135’i arayarak başvuru yapmasına imkân tanıyor. Başvurular Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarına iletiliyor, süreç hakkında SMS ile bilgilendirme yapılıyor. Pilot uygulamanın kısa sürede Türkiye geneline yayılması hedefleniyor.









💬 Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.