Şevket GÖLÜK - BHA

Emeklilikte adalet talebiyle mücadele eden Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER), kademeli emeklilik düzenlemesinin hayata geçirilmesi ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla Ankara Ulus’ta basın açıklaması düzenledi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı açıklamada, emeklilikte yaşanan eşitsizliklere dikkat çekilerek yetkililere adım atılması çağrısında bulunuldu.

Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği eylemde, emeklilik sistemi ve fonların kaynak kullanımı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Katılımcılar, “Fonlara kaynak var, kademeye mi yok?” sloganıyla taleplerini dile getirirken, “Bugün bana, yarın sana” sloganı da dikkat çekti.

“Ayrıcalık, sadaka, sosyal yardım istemiyoruz”

Grup adına basın açıklaması yapan Genel Başkan Mihriban Uğurlu, emekçilerin hak arayışının bir lütuf değil, karşılanması gereken bir adalet talebi olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

“Burası, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ateşinin yakıldığı; köylünün, işçinin, emekçinin, esnafın ve milyonlarca vatandaşımızın umutlarının yeniden yeşerdiği başkent. Biz bugün Türkiye’nin dört bir yanından buraya, adalet talebimizi duyurmak için geldik. Çünkü biliyoruz ki Ankara yalnızca kararların alındığı yer değildir. Bugün burada 4,5 milyon emekçinin emeği var ve yıllardır ertelenen bir adalet talebi var. Biz bugün buraya sessiz kalmaya değil; çok açık, çok net ve herkesin duyacağı bir cümle kurmaya geldik. Çünkü bizim istediğimiz bir lütuf değildir.”

Emeklilikte kademe taleplerinin bir ayrıcalık arayışı olmadığını vurgulayan Uğurlu, şöyle devam etti:

“Biz kimseden ayrıcalık, sadaka, sosyal yardım istemiyoruz. Kimsenin kazanılmış hakkına göz dikmiyoruz. Biz sadece aynı çalışma hayatının içerisinde olan insanların, aynı prim hatta daha fazla prim günü ödeyenlerin sistem içerisinde ayrıştırılmasına ve oluşan yaş uçurumunun kademe ile giderilmesini istiyoruz. İşte bizim mücadelemizin adı budur. Bugün burada bulunan herkesin bir hikâyesi var. Kimi genç yaşta fabrikaya girdi. Kimi evinin kirasını, çocuğunun okul masrafını, ailesinin geçimini yıllarca sırtında taşıdı. Kimi ise sisteme dâhil olması gerekirken işverenin sigorta oyunlarıyla karşı karşıya kaldı. Sigortası yatırılmadı. Devletin denetim ve yaptırım sorumluluğu olmasına rağmen bunun bedelini yine emekçi ödedi. İşte bütün bu emeklerin, bütün bu fedakârlıkların sonunda emeklilik hesabı önümüze geldiğinde karşımıza tek bir tarih çıkarıldı.”

“Adaletsizklik neden giderilmiyor?”

Başkan Uğurlu, emeklilik sistemindeki tarih farklılığının milyonlarca çalışan açısından büyük bir yaş farkı oluşturduğunu savunarak şunları söyledi:

“1999 yılı, milyonlarca insanın hayatını birbirinden ayıran bir tarih. Çünkü bu tarihin bir tarafında emeklilik hakkına kavuşanlar varken, diğer tarafında aynı ülke için çalışan, aynı primleri ödeyen, aynı vergileri veren milyonlarca emekçi 17-20 yıl daha çalışmak zorunda bırakıldı. Öyle bir tablo ortaya çıktı ki daha fazla çalışan, daha fazla prim ödeyen emekçi, daha uzun süre beklemek zorunda kaldı. Sadece bir gün, bir insanı emekliliğe yaklaştırırken diğerini 17-20 yıl daha çalışmak zorunda bırakabilir mi? 24 saatlik bir fark, bir insanın hayatında 17-20 yıllık bir farka dönüşebilir mi? Bu adaletsizlik neden giderilmiyor?”

Uğurlu, şöyle devam etti:

“3 Mart 2023 tarihi bizim açımızdan yalnızca takvimde yer alan bir tarih değildir. EYT düzenlemesiyle milyonlarca insanın emeklilik hakkına kavuşmasını elbette küçümsemiyoruz. Kimseye verilen hakkın karşısında değiliz. Aynı çalışma hayatının içinde yer alan milyonlarca emekçinin bu düzenlemenin dışında bırakılarak yıllarca daha fazla çalışmak zorunda kalmasına, yani bir mağduriyet giderilirken başka bir mağduriyetin kalıcı hâle getirilmesine itiraz ediyoruz. Bir kesimin mağduriyetini çözmek, başka bir kesimin mağduriyetini kader hâline getirmek; adaletin neresinde, vicdanın neresinde, kul hakkının neresindedir? Bir tarih vahiy midir? Elbette değildir. O hâlde soruyoruz: Neden 17-20 yıl daha fazla beklemek zorundayız? İşte biz bu sorunun cevabını istiyoruz. Bize pişmanlık cümlesiyle gelmeyin. Bize bütçe bahanesi sunmayın. Biz borçlu değiliz, alacaklıyız. Çünkü biz zaten yıllardır bekliyoruz. Biz artık beklemek değil, hakkımız olan adaletin bir an önce tesis edilmesini istiyoruz.”

“Emeklilik Emeğin Karşılığıdır”

Daha fazla prim ödeyen çalışanların emeklilik için yıllarca daha fazla beklemek zorunda bırakılmasını sert sözlerle eleştiren Uğurlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İlk sandıkta cevabı alacaksınız”

Uğurlu, emeklilikte kademe bekleyen vatandaşların yaşadığı mağduriyetin siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Eğer bizi oy olarak görüyorsanız ve bizi çok iyi bildiğiniz hâlde görmezden geliyorsanız; keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner. Sandıkta cevabını alırsınız. Biz kime oy vereceğimizi bilmiyoruz ama kime oy vermeyeceğimizi çok iyi biliyoruz. Kademe bekleyenler, iktidarı muhalefet, muhalefeti ik...