Konya merkezli Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği (TZYMB) Konya Şubesi, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü (UTAE) sınırları içindeki arazilere dair kamuoyuna bir bildiri yayımladı. Şube Başkanı Prof. Dr. S. Ahmet Bağcı’nın imzasını taşıyan metinde, enstitünün elinde bulunan tarımsal deneme ve araştırma parsellerinin bütünlüğüyle korunmasının hayati önem taşıdığı açıkça vurgulandı.

Yapılan resmi açıklamada, bu kıymetli toprakların yol projeleri, imar baskıları, arsa tahsisi veya farklı herhangi bir bahaneyle tarım dışı amaçlarla kullanılmasının engellenmesi talep edildi. Ayrıca alanların parçalara ayrılmasına veya asıl işlevi dışında bir şekilde değerlendirilmesine kesinlikle izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.

“BURASI TÜRK TARIMININ LABORATUVARIDIR”

TZYMB Konya temsilciliği, Bahri Dağdaş UTAE bünyesindeki toprakların basit, işlenmemiş boşluklar olmadığını özellikle dile getirdi. Bu bölgelerin, Türkiye’nin tarımsal geleceği açısından stratejik bir değer taşıdığını savunan birlik, söz konusu alanların kuraklıkla mücadele, yeni tohum geliştirme çalışmaları ve ulusal gıda güvenliği konularında kritik bir araştırma üssü işlevi gördüğünü aktardı.

1914’E UZANAN TARIMSAL MİRAS VURGUSU

Metinde, enstitünün tarihsel kökeninin 1914 yılında tesis edilen “Numune Çiftlik”e kadar uzandığı hatırlatıldı. Geçmişte yoğun drenaj ve toprak ıslahı projeleriyle tarıma kazandırılan bu toprakların, uzun yıllar süren emek ve çaba sonucu elde edildiği belirtilerek, bu mirasın yeniden tarım dışına itilmesinin kabul edilemez olduğu kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Bahri Dağdaş UTAE’nin, CIMMYT ve ICARDA kuruluşlarıyla ortaklaşa yürütülen projeler çerçevesinde Uluslararası Kışlık Buğday Geliştirme Programı’nın (IWWIP) Türkiye koordinasyon merkezi konumunda olduğu da anımsatıldı. Enstitünün 50’den fazla ülkeye araştırma materyali sağladığı, Türkiye’de ve farklı ülkelerde çok sayıda buğday çeşidinin tesciline katkı sunduğu bilgisi paylaşıldı.

TZYMB Konya Şubesi, kamu kurumlarının ihtiyaçlarının önemli olduğunu ancak bu ihtiyaçların stratejik tarım alanlarının feda edilmesi pahasına karşılanmaması gerektiğini belirtti. Açıklamada, alternatif alanların değerlendirilmesi ve araştırma bütünlüğünün korunması gerektiği vurgulandı.