İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği ve İZFAŞ'ın organize ettiği 95. İzmir Enternasyonal Fuarı'nın sanat programındaki en önemli etkinlik olan 'ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi' sergisi, bir törenle kapılarını açtı. Bu sergi, Nâzım Hikmet'e adanmış, Türkiye topraklarında gerçekleştirilen en geniş kapsamlı sergilerden biri olarak öne çıkıyor.
Folkart'ın yapımcılığını üstlendiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde ve katkılarıyla hazırlanan bu özel sergi, 5 Eylül 2026 ile 15 Ocak 2027 tarihleri arasında Atlas Pavyonu'nda sanatseverleri ağırlayacak. Açılış programına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Yeni Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu katıldı. Ayrıca siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu liderleri, basın mensupları ve sanat camiasından pek çok önemli isim törende hazır bulundu.
Tugay: İzmir'den Büyüleyici Bir Yolculuk
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, konuşmasına, Nâzım Hikmet adına Türkiye'de şimdiye dek açılan en kapsamlı sergiyi hayata geçirmekten duydukları memnuniyeti dile getirerek başladı. Tugay, 'Yüz yıllık bir hikâyenin başladığı yere dönüşüne, bir tür eve dönüşe şahitlik ediyoruz. Bu devasa buluşma, şairin yaşamını, sanatsal üretimini ve günümüze uzanan etkisini merkeze alıyor. Serginin adı, Nâzım Hikmet'in 1962'de tamamladığı ve Türkçe'de 'Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim' başlığıyla basılan otobiyografik romanının ilk adı olan Romantika'dan alınmıştır. Romanın zaman akışı, İzmir'deki bir kulübede başlar. Şair, yaklaşık bir asır önce bizi bu topraklardan, İzmir günlerinden alıp uzun bir hayat yolculuğuna sürükler. Açılışını yaptığımız bu sergi, İzmir'de açılan bir kapıdan şairin tüm hayatına doğru yapılan büyüleyici bir yolculuktur. 1925'teki İzmir günleri, Güneşi İçenlerin Türküsü ve Kuvâyi Milliye ile kurulan derin bağlar, İzmir'i bu serginin en temel anlatı eksenlerinden biri yapmaktadır' ifadelerini kullandı.
'Şairi Beklemeye ve Mirasını Yaşatmaya Devam Ediyoruz'
2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dahil olmak üzere 15 salona yayılan serginin, klasik biyografi anlayışının çok ötesine geçtiğini vurgulayan Tugay, şu açıklamalarda bulundu: 'Sergi, Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi'nden Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı'na, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi'nden Vera Tulyakova Hikmet'in arşivine ve koleksiyonerlere kadar uzanan pek çok ulusal ve uluslararası kurumun desteğiyle hazırlandı. Abidin Dino'dan Avni Arbaş'a, şairin kendi çizimlerinden el yazmalarına ve kişisel eşyalarına kadar yüzlerce değerli belge, ilk kez bu kadar bütüncül bir katmanla sanatseverlerle buluşuyor. Şair 'Çok yorgunum, beni bekleme kaptan' diyordu; ancak biz okurlar, o 'çınarlı, kubbeli, mavi liman'da şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz. Çünkü Nâzım'ın edebiyatı yüzyılları ve sınırları aşmış, Anadolu'dan dünyaya seslenen 'Dörtnala gelip Uzak Asya'dan' süzülen evrensel bir çığlık olmuştur.'
Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, konuşmasına usta şairin 'Bu Memleket Bizim' şiiriyle başladı. Sancak, 'Geçtiğimiz yıl aynı günlerde Atatürk sergimiz vardı ve 295 bin kişi ziyaret etti. Bu sayı bir rekordur. Bir sanat galerisine bu denli yüksek bir ilgi gösterilmesi olağanüstüdür. Bu durum, İzmir halkının sanata ve kültüre olan bağlılığını ve ilgisini açıkça ortaya koymaktadır. Biz de İzmirlilerin bu büyük ilgisini karşılıksız bırakmak istemedik. Bu, şehre karşı üstlendiğimiz bir sorumluluktur, sıradan bir teveccüh meselesi değildir. Bundan sonra da benzer nitelikte sergiler düzenlemeye devam edeceğiz. Destekleri için İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ediyorum' dedi.









💬 Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.