İZMİR (İGFA) - İzmir Enternasyonal Fuarı'nın bu yıl 95. kez düzenlenmesiyle eş zamanlı olarak ziyarete sunulacak olan sergi, şair Nâzım Hikmet'in hayat hikâyesini, yazdıklarını ve günümüzde de etkisini sürdüren kültürel birikimini derinlemesine bir anlatımla İzmirli sanatseverlerle buluşturmayı hedefliyor.

95. İzmir Enternasyonal Fuarı'nın organizasyonunu üstlenen İZFAŞ, bu yıl Türkiye sınırları içinde görücüye çıkan en geniş kapsamlı Nâzım Hikmet sergisine ev sahipliği yapacak. Üretici firma Folkart'ın sorumluluğunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin desteği ve konukluğunda hazırlanan 'ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi' başlıklı etkinlik, Kültürpark'taki Atlas Pavyonu'nda izleyicilere sunulacak. Serginin küratörlüğünü Nâzım Hikmet araştırmacısı ve Yüksek Mimar M. Melih Güneş'in, görsel tasarımını ise Dokuz Eylül Üniversitesi'nde görevli Ömer Durmaz'ın üstlendiği bu çalışma, şairin yaşamını geleneksel otobiyografi kalıplarının dışına taşıyarak farklı bir açıdan ele alıyor.

Toplamda 2 bin 125 metrekarelik bir mekânda, fuaye alanı dahil olmak üzere 15 ayrı salonda kurulacak sergi; yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli kişi, kurum, arşiv ve koleksiyonlardan derlenen yüzlerce dokümanı, el yazmalarını, şaire ait kişisel eşyaları ve görsel-işitsel materyalleri; resim, heykel, fotoğraf, sinema, tasarım ve edebiyat gibi çok sayıda sanat dalıyla harmanlıyor.

Nâzım'ın İzmir'le Bağı

Etkinliğin adı, Nâzım Hikmet'in 1962 yılında tamamladığı ve otobiyografik izler taşıyan son romanı 'Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim' için ilk tercih ettiği 'Romantika' ifadesinden kaynaklanıyor. Romanın zaman akışının İzmir'de başlaması ve yine aynı şehirde noktalanan yapısı, serginin İzmir'de düzenlenmesine özel bir anlam yüklemesini sağlıyor. 1925'teki İzmir günleri, 'Güneşi İçenlerin Türküsü' ve 'Kuvâyi Milliye' ile kurulan tarihsel ilişkiler, İzmir'i serginin temel anlatı eksenlerinden biri konumuna getiriyor.