İstanbul merkezli İGFA ajansının haberine göre, Çocuk Diş Hekimliği alanında görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, yeni eğitim ve öğretim döneminin başlamasıyla birlikte çocukların düzenli ağız ve diş sağlığı taramasından geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Şen, bu tür kontrollerin, erken aşamada fark edilmeyen olası sağlık sorunlarının tespit edilmesinde kritik bir rol üstlendiğini özellikle vurguladı.

Okul döneminin yaklaştığı bu süreçte ailelerin genellikle kırtasiye ve kıyafet alışverişlerine odaklandığını, ancak diş sağlığı kontrollerinin çoğu zaman göz ardı edildiğini ifade eden uzman, rutin muayenelerin çürükleri, diş eti problemlerini, dişlerin çıkış sırasındaki bozuklukları ve zararlı ağız alışkanlıklarını erken aşamada belirlemek açısından büyük önem taşıdığını aktardı.

“AĞRI OLMAMASI SORUN OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ”

Çocuklarda ağız ve diş sağlığının genel fiziksel sağlık durumları, beslenme düzenleri, uyku kaliteleri ve okul başarılarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu hatırlatan Şen, diş çürüklerinin başlangıç evresinde her zaman ağrı belirtisi vermediğine dikkat çekti. Ağrının hissedildiği anda sorunun ileri bir aşamaya geçmiş olabileceğini belirten Şen, bu nedenle okul öncesi yapılan kontrollerin, çocuğun ağrı sızıntısı yaşamadan önce durumu değerlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.

SÜT DİŞLERİ İHMAL EDİLMEMELİ

Toplumda yaygın olan “nasıl olsa düşecek” algısına karşı çıkan Şen, süt dişlerinin sağlıklı beslenmeyi, doğru çiğneme mekanizmasını ve konuşma becerilerinin gelişimini olumlu yönde etkilediğini açıkladı. Süt dişlerinin zamanından önce kaybedilmesinin, yanındaki dişlerin yer değiştirmesine ve ilerleyen yaşlarda diş yer darlığına neden olabileceğini uyarısında bulundu. Ayrıca, bir çocuğun diş hekimini ilk kez ağrılı bir tedavi sırasında tanımasının kaygı düzeyini artırabileceğini belirten Şen, düzenli kontrollerin çocukların klinik ortamına alışmasını sağladığını ve diş hekimini korkulacak bir figürden ziyade sağlığını koruyan bir uzman olarak algılamalarına yardımcı olduğunu vurguladı.

Muayenede neler değerlendiriliyor?

Okul öncesi yapılan diş kontrollerinde yalnızca çürüklerin incelenmediğini, bunun yanı sıra diş eti sağlığının, hem süt hem de daimi dişlerin çıkış sürecinin, kapanış ilişkilerinin, erken dönemde yaşanan diş kayıplarının, parmak emme ve ağız solunumu gibi alışkanlıkların da detaylıca değerlendirildiğini aktaran Şen, muayene sonucunda çocuğun risk profiline göre florür uygulaması, fissür örtücü kullanımı ve ağız bakımı eğitimi gibi koruyucu tedavilerin planlanabileceğini söyledi.

DİŞ FIRÇALAMA EBEVEYNE DE DÜŞÜYOR

Okul öncesi çağdaki çocukların diş fırçalama becerilerinin henüz yeterli düzeyde olmayabileceğine dikkat çeken Şen, ailelerin çocukları fırçalamaya teşvik etmelerinin ancak son kontrolün mutlaka ebeveyn tarafından yapılmasının gerektiğini ifade etti. Diş fırçalamanın sabah ve akşam olmak üzere günlük rutinlerin doğal ve ayrılmaz bir parçası haline gelmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Ebeveynlerin kullandıkları dilin, çocukların diş hekimine bakış açısını doğrudan etkilediğini belirten Şen, iyi niyetli olsa da “korkma, acımayacak” benzeri ifadelerin çocuklarda istenmeyen korku ve kaygı yaratabileceğini dile getirdi. Bunun yerine daha sade ve olumlu açıklamaların tercih edilmesini öneren Şen, açıklamasını, okul öncesi yapılan kısa süreli kontrollerin dönem içinde yaşanabilecek daha ciddi sorunların önüne geçebileceğini belirterek sonlandırdı. Şen, ailelere ağız ve diş sağlığı kontrolünü okul hazırlık listelerinin vazgeçilmez bir unsuru olarak değerlendirmeleri çağrısında bulundu.