İSTANBUL (İGFA) - Tekstil ve hazır giyim sektörünün vazgeçilmez temel hammaddesi olan pamuk, dünyanın en çok kullanılan doğal lifi özelliğini korumaya devam ediyor. Ancak bu lifin üretim süreçlerinin yarattığı çevresel etkiler, son dönemde yeniden ciddi bir tartışma odağı haline gelmiş durumda. Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 25 milyon metrik ton pamuk üretimi gerçekleştirilirken, topraktan rafa uzanan bu uzun süreçte gerçekleşen yoğun su tüketimi ve kimyasal madde kullanımı büyük endişe yaratıyor. Bu bağlamda, organik pamuk ve çevreye duyarlı üretim yöntemlerini benimseyen Mısırlı Underwear and Socks, sürdürülebilir tekstil alanında öne çıkan markalar arasında yerini alıyor.
Sektör verileri, pamuk üretiminin çevresel yükünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Sadece tek bir pamuklu tişörtün imalatı için yaklaşık 2.700 litre suya ihtiyaç duyulduğu hesaplanıyor. Ayrıca, pamuk tarlalarının dünya genelindeki ekilebilir tarım alanlarının sadece yüzde 2,5’ini kaplamasına rağmen, küresel tarım ilacı kullanımının yüzde 16’sını tüketmesi dikkat çekici bir çelişki olarak görülüyor.
KALİTE TARLADA BAŞLIYOR
Pamukta kalite standartları, tohumun toprağa ekildiği ilk andan itibaren şekillenmeye başlıyor. Liflerin uzunluğu, inceliği ve nem emme kapasitesi; uygulanan yetiştirme koşulları, sulama teknikleri ve kullanılan tohum çeşidine göre farklılık gösteriyor. Hasat aşamasından sonra gerçekleşen temizleme, tarama ve eğirme işlemleri ise nihai ürünün dokusal yapısını ve mekanik dayanıklılığını belirleyen kilit faktörler olarak öne çıkıyor. Bu bütüncül kalite anlayışı, 1927 yılında Mısır’da üretilen merserize pamuk ipliklerini Türkiye’ye getirerek sektörde öncü bir rol üstlenen Mısırlı Underwear and Socks’ın üretim felsefesinin de temelini oluşturuyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İDDİASI VE SERTİFİKALAR
Küresel moda endüstrisi son yıllarda sürdürülebilirlik söylemlerini sıkça dillendirse de, organik pamuklu kumaşların küresel pamuk pazarındaki gerçek payı hâlâ istenen seviyede değil. 2025 yılı itibarıyla organik pamuğun piyasa payının yüzde 14,8 seviyesinde olduğu görülürken, bu segmentin yıllık yüzde 7,6’lık büyüme oranıyla en hızlı gelişen kategorilerden biri olduğu vurgulanıyor.
Sektörde güvenilirlik sağlayan başlıca sertifikasyon sistemleri arasında; organik üretimin tarladan son kullanıcıya kadar denetimini sağlayan GOTS, insan sağlığına zararlı kimyasalların bulunmadığını belgelleyen OEKO-TEX STANDARD 100 ve su ile kimyasal kullanımını azaltan üretim modellerini destekleyen Better Cotton Initiative (BCI) yer alıyor. Buna karşın, bazı markaların “sürdürülebilir” etiketiyle piyasaya sürdüğü ürünlerde düşük oranlarda organik pamuk ile yüksek oranlarda sentetik içeriklerin bir arada bulunması, tüketici güvenini zedeleyen önemli bir sorun olarak değerlendiriliyor.
2050’DE SU RİSKİ BÜYÜYOR
Uzmanlar, sektördeki dönüşüm süreçlerinin ertelenmesi durumunda karşılaşılan risklerin katlanarak artacağı görüşünde. Yapılan projeksiyonlara göre, 2050 yılına kadar küresel ölçekteki hazır giyim ve tekstil üretim tesislerinin yüzde 75’inin yüksek düzeyde su kıtlığı riski altında kalması öngörülüyor. Mevcut durumda tekstil sektörü, küresel tatlı su çekilmesinin yüzde 4’ünü tek başına tüketiyor.
Bu olumsuz tabloya karşı organik pamuk üretimi önemli bir alternatif olarak işaret ediliyor. 2024-2025 sezonunda 342 bin metrik ton organik pamuk üretildiği ve bu miktarın küresel toplam üretimin yüzde 1,4’üne denk geldiği bildiriliyor.
Türkiye, organik pamuk üretiminde dünya genelinde stratejik bir konumda bulunuyor. Ülke, bu alanda Hindistan’ın ardından yüzde 12’lik pay ile ikinci sırada yer alıyor. GOTS sertifikasına sahip organik pamuklu kumaş üretiminde ise Hindistan, Türkiye ve Tanzanya lider ülkeler arasında öne çıkıyor.
“DOĞRU LİF SEÇİMİ, TASARIMDAN ÖNCE GELİR”
Mısırlı Underwear and Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, doğru hammadde seçiminin ürünün konforunu ve ömrünü doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Taşçı, “Doğru lif seçimi, ürünün tasarım aşamasına geçilmeden önce verilmesi gereken kritik bir karardır” değerlendirmesinde bulundu. Taşçı, markanın koleksiyonlarında organik pamuk, bambu ve tencel gibi çevre dostu alternatif lifleri kullandığını, yağmur suyu hasadı ile kapalı döngülü bir su sistemi kurduğunu ve üretim faaliyetlerinin büyük bölümünü düşük karbon ayak izi hedefiyle gerçekleştirdiğini ifade etti.









💬 Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.