Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve 58 tabip odası, Şanlıurfa'da bir hastanın yaşamını yitirmesiyle ilgili soruşturmada kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir hekimin tutuklanmasına tepki gösterdi. Ortak açıklamada, tıbbi uygulamalara ilişkin soruşturmalarda özel usullerin işletilmesi gerektiği vurgulanırken, "Hekimlik yargılanma ve cezalandırılma korkusuyla yürütülemez" denildi.ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ile 58 tabip odası, Şanlıurfa'da bir hastanın yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir hekimin tutuklanmasına ilişkin ortak açıklama yaptı. "Hekimlik, Tutuklama Tehdidi Altında Yapılamaz" başlığıyla yayımlanan açıklamada, yaşamını yitiren hastanın ailesine başsağlığı dilenirken, olayın tüm yönleriyle bilimsel ve hukuki çerçevede araştırılması gerektiği belirtildi. Açıklamada, istenmeyen bir tıbbi sonucun tek başına hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceği ifade edilerek, bir hekim hakkında kusur değerlendirmesi yapılırken hastanın durumu, hastalığın seyri ve uygulanan tıbbi işlemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. TTB ve tabip odaları, ön inceleme tamamlanmadan ve sağlık çalışanları için kanunda öngörülen özel soruşturma usulü işletilmeden bir hekim hakkında soruşturma yürütülmesini ve tutuklama gibi koruma tedbirlerine başvurulmasını hukuka aykırı bulduklarını belirtti. Açıklamada, "Tutuklama bir ceza değil, yalnızca istisnai koşullarda başvurulabilecek bir koruma tedbiridir. Hiçbir şekilde cezalandırma ya da kamuoyunu yatıştırma aracına dönüştürülemez" denildi. Tutuklanan hekimin daha sonra tahliye edilmesinin olumlu karşılandığı belirtilen açıklamada, bilimsel değerlendirme yapılmadan bir hekimin yalnızca mesleğini icra ettiği gerekçesiyle özgürlüğünden yoksun bırakılmasının tüm hekimler üzerinde baskı oluşturduğu savunuldu. TTB ve tabip odaları açıklamalarında, hekimleri peşinen suçlu ilan eden söylem ve uygulamalardan vazgeçilmesini, sağlıkta şiddeti artıran ya