ANKARA - BHA

Etlik Şehir Hastanesi bünyesindeki Onkoloji Hastanesi'nin başındaki Prof. Dr. Lütfi Doğan ile ekibi, geliştirdikleri yenilikçi cerrahi yaklaşım ile uluslararası düzeyde bir başarıya imza attı. Bu yeni teknik, prestijli Surgical Innovations dergisinde yer alarak dünya çapındaki tıp literatürünün bir parçası haline geldi.

Memenin korunması hedeflendi

Prof. Dr. Doğan, meme kanseri tedavisinin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda memenin korunmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı. Uzman hekim, bu durumun kadınların psikolojik sağlığı, vücut algıları ve sosyal çevrelerine yeniden adapte olmaları açısından kritik bir rol oynadığını ifade etti.

Kliniklerinde yaklaşık 20 farklı onkoplastik cerrahi yöntemin uygulandığını kaydeden Doğan, özellikle memenin iç kısmındaki kadranlarda ve dekolte hattına yakın bölgelerdeki tümörlerde cerrahi seçeneklerin kısıtlı kaldığına dikkat çekti.

Doğan, geliştirdikleri yeni yöntemin bu zorlu bölgelerdeki tümörlerde meme dokusunun daha büyük ölçüde korunmasını sağladığını belirterek şu açıklamayı yaptı: “Yıllara dayanan deneyimimiz sonucunda, memenin iç kadranındaki tümörler için özgün bir teknik ortaya koyduk ve uygulamaya başladık. Bu işlemde uzun kesiler yapılmıyor; kesi oldukça kısa tutuluyor. Dışarıdan bakıldığında iz belli belirsiz kalıyor.”

Hastanın memesi korundu

Bu yenilikçi teknik, memesinin iç kadranında tümör tespit edilen 45 yaşındaki Elif Yılmaz'ın tedavisinde de kullanıldı. Yılmaz'ın hastaneye başvurduğu sırada yalnızca memesinde değil, koltuk altı lenf bezlerinde de hastalığa işaret eden bulgulara rastlandı.

Doğan, ameliyat öncesinde uygulanan kemoterapiye olumlu bir yanıt alınmasının ardından hastanın meme koruyucu cerrahi için yeniden değerlendirildiğini aktardı. Uzman hekim, standart prosedürlerde memenin tamamının alınmasının gerekebileceği bir durumda olduklarını dile getirdi.

Doğan, “Yenilikçi yaklaşımımız sayesinde hastamızın memesini korumayı başardık ve kozmetik açıdan hastanın da memnun kaldığı bir sonuç elde ettik.” şeklinde konuştu. Ameliyatın ertesi günü taburcu edilen hastanın kısa sürede normal yaşam ritmine dönebildiğini de ekledi.

"Korkularım geride kaldı"

Tedavi sürecini tamamlayan Elif Yılmaz, tanı konulduğu ilk günlerde hem yaşamını hem de memesini yitirme endişesiyle büyük bir kaygı yaşadığını paylaştı.

Yılmaz, tedavi sonrası memesinin korunmasının kendisi için son derece değerli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bu tedavi sürecinden son derece memnunum çünkü göğsüm alınmadı ve üzerinde herhangi bir değişim yaşanmadı. Ölçülerde eşitlik korunmuş, küçülme söz konusu olmamıştır. Bu sayede kendimi çok rahat hissediyorum. Korkularım geride kaldı, kanseri yendim, şu an sağlıklıyım ve iyiyim.”

Yeni cerrahi tekniğin Surgical Innovations dergisinde yayımlanması, bu yöntemin dünya genelindeki tıp camiasının erişimine açıldığını göstermektedir.