ANKARA - BHA

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 yılına ait sonuçlar, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından 91 ülkenin katılımıyla açıklandı. Yayımlanan veriler, Türkiye’nin 2022’deki uygulama sonuçlarına kıyasla fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri olmak üzere üç temel alanda da puanlarını yükselttiğini ve uluslararası sıralamalarda belirgin bir ilerleme kaydettiğini ortaya koydu.

OECD ülkeleri arasında en yüksek artış Türkiye’de

Alınan sonuçlara göre Türkiye, 2022 ile 2025 dönemleri karşılaştırıldığında fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının tamamında puanını en fazla artıran OECD ülkesi konumuna geldi. Bu artış, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasındaki konumunu da olumlu yönde değiştirdi. Fen bilimlerinde ülke sıralaması 29’unculuktan 14’üncülüğe, okuma becerilerinde 30’unculuktan 13’üncülüğe ve matematikte ise 32’ncilikten 23’üncülüğe yükseldi.

Tüm katılımcı ülkeler bazında değerlendirildiğinde de benzer bir iyileşme gözlendi. Fen bilimlerinde Türkiye 34’üncülükten 19’unculuğa, okuma becerilerinde 36’ncılıktan 18’inciliğe ve matematikte 39’unculuktan 28’inciliğe çıktı. Bu rakamlar, Türkiye’nin hem OECD grubunda hem de genel katılımcılar arasında kendini önemli ölçüde geliştirdiğini gösteriyor.

Fen bilimlerinde ortalamanın üzerine çıkıldı

PISA 2025 bulguları arasında Türkiye açısından en dikkat çekici gelişmelerden biri fen bilimleri alanındaki ilerleme oldu. Türkiye’nin bu alandaki puanı 2022’ye göre 18 puanlık bir artışla 494’e ulaştı. Aynı dönemde OECD ortalaması 482 puanda kaldığı için, Türkiye ortalamayı 12 puan farkla geride bıraktı.

Uzun vadeli perspektiften bakıldığında da önemli bir başarı elde edildi. Türkiye, fen bilimlerinde 2003 yılında 434 olan puanını 2025’te 494’e taşıyarak 60 puanlık bir artış sağladı. Bu durum, ülkenin fen eğitimi alanındaki yapısal gelişimini gözler önüne seriyor.

Okuma becerilerinde de ortalama aşıldı

Okuma becerileri alanında da Türkiye benzer bir performans sergiledi. 2022’ye göre 16 puanlık artışla Türkiye’nin okuma puanı 472’ye yükseldi. PISA 2025’te OECD’nin okuma becerileri ortalaması 461 olurken, Türkiye bu ortalamayı 11 puan farkla geçmeyi başardı.

Uzun soluklu bir bakış açısıyla Türkiye’nin okuma becerilerindeki yükselişi daha da anlamlı hale geliyor. 2018 yılında Türkiye, OECD ortalamasının 21 puan gerisinde yer alırken, 2025’te bu farkı telafi ederek ortalamayı 11 puan üzerinde aşmış oldu. Bu değişim, okuma eğitimindeki uygulamaların olumlu sonuçlar verdiğine işaret ediyor.

Matematikte ortalama yakalandı

Matematik alanında da Türkiye 2022’ye kıyasla 9 puanlık bir artış kaydederek 462 puana ulaştı. OECD’nin matematik ortalaması 463 puan olarak belirlenirken, Türkiye bu alanda uluslararası ortalamayı fiilen yakaladı. Ayrıca Türkiye, 429 olan tüm katılımcı ülkelerin ortalamasının 33 puan üzerinde bir performans gösterdi.

Tarifsiz bir karşılaştırma yapıldığında, Türkiye’nin matematik puanı 2003 yılında 423 iken 2025’te 462’ye yükselmiş durumda. Bu artış, matematik eğitimi alanındaki istikrarlı gelişimi yansıtıyor.

Üst düzey başarı oranları da arttı

PISA sonuçlarında ortalama puanların yanı sıra öğrencilerin başarı dağılımlarındaki değişimler de önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Fen bilimleri alanında üst düzey performans sergileyen öğrencilerin oranı 2022’de yüzde 4 iken, 2025’te bu oran yüzde 7,4’e çıktı. Bu artışla Türkiye, ilk kez yüzde 7,2 olan OECD ortalamasını geçti.

Okuma becerilerinde üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı yüzde 1,9’dan yüzde 4,2’ye yükselirken, matematikte bu oran yüzde 5,4’ten yüzde 7,9’a ulaştı. Türkiye, üç alanda da asgari performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranını artırmayı başardı. Bu durum, eğitim sisteminin tüm öğrenci kesimlerine ulaştığını ve taban performansın yükseldiğini gösteriyor.

2003’ten günümüze performans değişimi

Türkiye’nin PISA’daki başarısındaki değişim yalnızca son üç yıllık sonuçlarla sınırlı kalmadı. PISA’nın Türkiye’de ilk kez uygulandığı 2003 yılı ile 2025 yılı karşılaştırıldığında, fen bilimleri puanı 434’ten 494’e, okuma becerileri puanı 441’den 472’ye ve matematik puanı 423’ten 462’ye yükseldi.

Sıralama karşılaştırmalarında, katılımcı ülke sayısının 2003’te 41 iken 2025’te 91’e çıkması nedeniyle göreli sıralama yöntemi kullanıldı. Bu yönteme göre Türkiye, 2003-2025 döneminde fen bilimlerinde 35’inci sıradan 19’uncu sıraya, okuma becerilerinde 33’üncü sıradan 18’inci sıraya ve matematikte 34’üncü sıradan 28’inci sıraya yükseldi. Bu uzun vadeli iyileşme, eğitim politikalarının tutarlılığını ve etkinliğini ortaya koyuyor.

PISA nedir ve neden önemli?

PISA, OECD tarafından üç yılda bir gerçekleştirilen ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerini değerlendiren kapsamlı bir uluslararası araştırma programıdır. Programın temel amacı, öğrencilerin bilgi düzeyini ölçmenin ötesine geçerek, bu bilgi ve becerileri gerçek yaşam koşullarında ne ölçüde kullanabildiklerini karşılaştırmaktır.

Türkiye, bu programa 2003 yılından bu yana aktif olarak katılmaktadır. 2025 uygulaması, 14 Nisan-16 Mayıs 2025 tarihleri arasında 12 bölgeden 56 ildeki 203 okulda 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı olarak gerçekleştirilmiştir. PISA sonuçları, ülkelerin eğitim sistemlerinin uluslararası standartlar içindeki konumunu belirlemesi açısından kritik bir gösterge niteliği taşımaktadır.

Türkiye açısından 2025 sonuçlarının en önemli özelliği, yalnızca sıralamadaki yükseliş değildir. OECD ülkelerinin ortalama puanlarının genel olarak gerilediği bir dönemde, Türkiye’nin üç alanda da puanını artırması ve fen bilimleri ile okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkması, eğitim sistemindeki yapısal gelişmelerin somut bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.