UŞAK - BHA

Geçtiğimiz yıl Uşak ilinde yaşanan su kıtlığı tartışmalarında, TÜPRAG firmasına ait Kışladağ Altın Madeni başlıca sorumlu olarak işaret edilmişti. Kamuoyunda, madenin su tüketiminin Uşak şehrinin genel kullanımını dahi geride bıraktığı yönünde iddialar dile getirilmişti. Ne var ki, Uşak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün yayımladığı 2025 yılı Çevre Durum Raporu, konuya dair çok daha karmaşık ve farklı aktörleri içeren bir gerçekliği gözler önüne serdi. Raporda, kentin su kaynakları üzerindeki baskının kaynağı olarak organize sanayi bölgelerinin yeraltı sularından sağladığı çekimler ve bu bölgelerden kaynaklanan atıksu miktarları öne çıkarıldı.

Bir yıllık süreçte maden gündemi meşgul ederken, OSB'lerin su tüketimi 6,5 milyon metreküpü buldu

Resmî istatistikler, Uşak Organize Sanayi Bölgesi'ndeki endüstriyel su ihtiyacının tamamen yeraltı kuyularından karşılandığını ortaya koyuyor. Uşak OSB sınırları içinde bir yıl boyunca toplamda 3 milyon 220 bin 710 metreküp su tüketimi gerçekleşti. Benzer bir durum Uşak Deri (Karma) Organize Sanayi Bölgesi'nde de yaşanıyor; buradaki 3 milyon 365 bin 14 metreküplük suyun tamamı da yeraltı kaynaklarından elde edildi. Bu iki büyük sanayi bölgesinin bir yıl içindeki toplam su kullanımı, 6 milyon 585 bin 724 metreküp gibi çarpıcı bir rakama ulaştı.

Bu rakam, geçtiğimiz yıl su krizi tartışmalarında neredeyse tek gündem maddesi haline getirilen Kışladağ Altın Madeni'nin fiilen 1,5 milyon metreküp olan su tüketiminin dört katından daha fazla bir miktarı temsil ediyor.

Atıksu deşarjında da OSB'lerin etkisi belirgin

Raporun bulgularına göre Uşak genelinde yılda yaklaşık 15,2 milyon metreküp evsel atıksu ile 16,2 milyon metreküp endüstriyel atıksu oluşuyor. Su tüketiminde öne çıkan organize sanayi bölgeleri, atıksuların arıtılarak doğaya bırakılmasına ilişkin verilerde de önemli bir ağırlığa sahip. İki organize sanayi bölgesi, günde toplam 22 bin metreküp olan deşarj hacmiyle diğer endüstriyel faaliyet alanlarını açık ara farkla geride bırakıyor.

Küçükler Barajı'nda suyun en büyük bölümü tarıma gidiyor

Geçtiğimiz yıl Uşak'taki su krizi odaklı tartışmaların merkezindeki bir diğer konu başlığı olan Küçükler Barajı'na dair veriler de konuya farklı bir perspektif kazandırıyor.

Rapor, Küçükler Barajı'ndan sağlanan suyun yüzde 50,44'ünün tarımsal sulama amaçlı, yüzde 49,56'sının ise içme ve kullanma suyu olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Bu dağılım, barajdaki su kullanımında en büyük payın tarımsal sulamaya ait olduğunu net biçimde gösteriyor.

Bu durum yalnızca Küçükler Barajı ile sınırlı kalmıyor. Uşak genelindeki yeraltı suyu kaynaklarının toplam kullanımına bakıldığında, suyun yüzde 42,46'sının tarımsal amaçlarla tüketildiği görülüyor. İçme suyu olarak kullanılan bölümün payı ise yüzde 19,14 seviyesinde seyrediyor.

Bu veriler, Uşak'ın su kaynakları üzerindeki baskının değerlendirilmesinde tarımsal kullanımın göz ardı edilemeyecek kadar belirleyici bir unsur olduğunu kanıtlıyor.

Uşak'ta suyun yarısına yakını vatandaşa ulaşmadan kayboluyor

Uşak'taki su sorununa yol açan nedenler arasında, şehir içi şebekedeki yüksek kayıp-kaçak oranı da kritik bir rol oynuyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da geçtiğimiz aylarda yaptığı Uşak ziyareti esnasında, kuraklığın yanı sıra içme suyu şebekesindeki kayıp-kaçak oranlarının tehlikeli seviyelere ulaştığını vurgulamıştı.

Yumaklı, kentte bu oranın yüzde 40'ın üzerinde olduğunu ve bazı dönemlerde yüzde 50'ye yakın değerlere yaklaştığını belirterek, barajlardan çekilen suyun önemli bir kısmının vatandaşa ulaşmadan şebeke ağı içinde kaybolduğunu ifade etmişti.

Uşak Milletvekili İsmail Güneş de 2025 yılı itibariyle kentte yaklaşık 7,5 milyon metreküp suyun kayıp-kaçak nedeniyle israf edildiğini kamuoyu ile paylaşmıştı.

Bahse konu veriler, Uşak'ın su yönetiminde yalnızca yeni kaynakların devreye alınmasının değil, mevcut şebekedeki kayıpların azaltılmasının da temel önceliklerden biri olduğunu ortaya koymaktadır.